Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
HAMAS’ı ‘terörist’ diye, suçlayana bakınız!
Cuma, 10 Mart 2006 - (23:44)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Aslında, yazımı, İng, Başbakanı Tony Blair’in, ‘Irak Savaşı konusunda karar alırken, kendisiyle de mücadele ettiğini  ve Hristiyanlık inancının etkili olduğunu’ söylediği, ‘Sonunda, hakkımızda mutlaka bir hüküm verilecek. İnanan bir insan olarak böyle bir kararı inançlarınıza ve bilincinize göre doğru vermeye çalışırsınız. Gerisini de tarihin vereceği karara bırakırsınız..’ şeklindeki ve 4 Mart günü dile getirdiği sözleri üzerine yazacaktım. Ancak,  KKK.’nın ‘HAMAS’ı ‘terörist bir örgüt’ diye nitelemesi durumu ortaya çıktı..

Önce bir tesbit.. Eli silahlı birisiyle konuşurken dikkatli olmak, korkaklığın değil, akıllığın gereğidir..

KKK. Org. Büyükanıt, -Org. Özkök’ün hizmet süresinin uzatılmaması halinde- önümüzdeki Ağustos başında; yani, 5 ay kadar sonralarda, Gen. Kur. Başk.lığı’na gelmesi beklenen bir isim.. Ama, o, bu konuda, ‘sırtını bir yerlere dayamaya çalışan bir kimse’ durumuna düşüyor..

Belki de, bu yaklaşıma karşı hemen kaşlar kalkacak veya inecek.. Geçmişte de, ‘asker kişiler arası meslekî dayanışma gereği’ olarak birbirleri hakkında konuşulmasına müsaade edilmeyenlerden nicelerinin, emekli olunca, eski ‘silah arkadaşları’na ‘sevgileri’ni nasıl dile getirdiklerinin yığınla örnekleri vardır. Yani, o ‘paşalar boğuşması’  sadece Osmanlı‘nın son döneminde de kalmamış;  o saltanat sonrasında, yeni bir ‘tek adam’ saltanatı kurulurken, nice ‘paşa’ların birbirlerini nasıl korkunç şekilde safdışı ettikleri görülmüştür.

Büyükanıt’ın da bunlardan ibret alması umulur.. İşbu generalimiz, ‘cumhûriyet’ sistemlerinde olması gereken kanun disiplini açısından olması gereken özellikleri de taşıyor mu, bunu kendisine bir sormalıdır..

Hatırlayalım.. Şemdinli’de Kasım-2005 ortasında tezgahlanan büyük fitnenin sanığı olan bir astsubay için, koskocaman bir orgeneral ‘tezkiye’ ifadesi kullanmış; onu, ‘Yakından tanırım.. İyi çocuktur..’ deyip, onu temize çıkarmaya çalışmıştı.. Sonra anlaşılmıştı ki, o ‘astsubay’la, yıllar boyu, Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Irak’da, yakın işbirliği içinde çalışmış.. Şimdi, Van C. Savcılığı, ‘yargıyı etkileyici yönde suç işlediği’ gerekçesiyle, onun hakkında, ‘soruşturma yapılabilmesi için, Gen. Kur. Bşk.lığı’ndan izin’  istiyor.. (Emniyet Gen. Md.lüğü İstihbarat Daire Başk.  Sabri Uzun’un ‘Meclis-Şemdinli Komisyonu’nda, ‘hırsız evin içinde olursa, kapıya kilit vurmanın bir mânası olmaz..’ şeklindeki çok ilginç sözü ile, neler anlatmak veya kimleri işaret etmek istediği de bu arada düşünülmelidir..)

Siyasî kişiler hakkında ‘dokunulmazlıklar kaldırılmalı..’ diyenler, buyursunlar, o taleblerini, bütün askerler ve yüksek bürokratlar, rektörler ve yargıçlar için de sözkonusu etsinler, bakalım.. (Sahi, ‘dokunulmazlıklar kaldırılsın!’  diye feryad edenler, şimdi dokunulmazlığı olmayan siyasetçilerin nasıl kurtarıldıklarını da görüyorlar mı? Ve son olarak, Mes’ud Yılmaz, Receb Özkan ve Yaşar Topçu gibi, haklarında müthiş ‘yolsuzluk’ iddianameleri hazırlanmış eski ünlü siyasetçiler için, Yargıtay Başsavcısı’nın’ zamanaşımı hükümlerinin işletilmesi’ talebinde bulunmasını..  Sistem, kendisine hizmet edenleri kurtarmak yolunu elbette bulur..)

Böyle bir tuhaf hukuk düzeninde, Meclis’in ‘Şemdinli Komisyonu’ raporunda önce açıkça suçlandığı halde, daha sonra, ismi ‘bir Kuvvet Komutanı diye imalı şekilde zikredilen askerin Org. Büyükanıt olduğu herkesçe bilinmiyor mu? 

Org. Büyükanıt, elindeki güce veya Atlantik ötesi bazı odaklarla ilişkilerine değil de, haklılığına güveniyorsa, buyursun, meydan onundur..

Hatırlayalım, onun, Aralık-2005 ortasında gittiği Amerika’da, kendi ülkesinin başbakanı olan Tayyîb Erdoğan’ı açıkça ağır şekilde suçlayan ve ‘Bush Beyaz Sarayı’ üzerinde etkili ‘new.con./ (yeni muhafazakâr)’lardan Amerikan yahudisi stratejist Michael Rubin’in başında bulunduğu düşünce kuruluşu American Enterprise Institute/ (AEI)’daki konferansta konuşması ve övgülere boğulması, bazılarınca, ‘Amerika’nın kabul edebileceği bir komutan’ ve hattâ, bazı yayın organlarının deyimiyle, ‘ikinci derecede bir ülkenin birinci derecede etkili adamı’  olmak çabası olarak değerlendirilmemiş miydi?

İmdi.. Başbakan Tayyîb Erdoğan, HAMAS’ı ‘Filistin halkının seçimle ortaya çıkan hukukî temsilcisi’ olarak gördüklerini açıklarken, işbu Org. Büyükanıt, ‘HAMAS’ın ‘terörist bir örgüt’ olduğunu da söyleyebiliyor; tam da, Amerika ve siyonist çevreler gibi.. (Büyükanıt’ın soykütüğü hakkında internet sitelerinde aylardır dolaşan bilgilerin gerçeğini açıklama da kendisine düşer, elbette..)

Bu ne biçim devlet ciddiyetidir ki, bir komutan, emrinde olduğu- olması gereken Hükûmet Başkanı’nı yalanlamaya cür’et ediyor; Amerika ve İsrail ‘terörist’ dedi diye, kendi ülkesini savunan Filistin’lileri ‘terörist’ olarak gösterebiliyor!. Aynı emperyalist odaklar, başlangıçta, M. Kemal’i de,Arafat’ı da ‘terörist’ olarak nitelemişlerdi; sonrasını sormayınız..

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.