Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
‘Şemdinli bombası’, Ankara’da patlayınca
Pazar, 12 Mart 2006 - (15:55)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Van C. Savcısı Ferhat Sarıkaya, Van Üni. Rektörü Prof. Aşkın hakkındaki tutuklama hükmünün, ‘kemalist/laik’ egemen çevrelerde koparılan gürültülerle, nasıl kaldırıldığını görmesine rağmen; akıllanmamış, anlaşılan.. Hâlâ da, ‘arı kovanına çomak’ sokuyor.. Kanunî vazifesini yaparken, ‘elit-egemen’ güçlerin tahakkümüne zarar verecek bazı iddia ve bulguların üzerini yine örtmemiş.. Onun için de, ağır suçlamalara mâruz kalıyor.. Halbuki, hele de, ‘irtica suçlaması’na mâruz kalanlar için yazılan müthiş senaryoların ‘iddianame’ haline dönüştürüldüğü günlerde, bu ‘laik-kemalist’ medya ve diğer çevrelerin alkışlarını hatırlayalım.. Van Savcısı’nın yaptığı, bu sahada ilk olsaydı, söylenenlere katılabilirdim. Ama, Savcı’dan istenen, egemen çevrelerce ‘istenilen şekilde öten bir horoz’ olması! O ise, ‘fincancı katırları’nı ürkütecek şekilde ses çıkarıyor, galiba.. Bu Savcı’nın iddianamesinde bir sosyolog dikkatiyle yaptığı değerlendirmeler, başka bir dosya için sözkonusu edilseydi, yere göğe sığdırılamazdı, belki de.. Mesela, ‘…Kan ve gözyaşı üzerinden politika üreten ve menfaatlerini temin için devletin bütün mekanizmasını kullanmaktan çekinmeyen güçlerin birtakım üst makamlara gelmesi halinde, Devletin bekası için son derece tehlikeli bir durum ortaya çıkabilir. Kendi ideolojik mantığı içerisinde makul sebeplerini zaten hazırlayan bu grup menfaatleri icabı kendilerini uluslararası güç odaklarına pazarlamaktan çekinmez. Gerçekte ne olup bittiğini bilen ve sesi çok çıkan bu grup, medyanın da etkisi ile kamuoyunda ‘kahramanlar’ olarak algılanırken, aşağıda ise bunların tetikçiliğini yapan bir takım kişiler Devletin bekasına hizmet ettikleri düşüncesindedirler. ‘ (Sanki, Kurtlar Vâdisi’...) (…)Her devletin (…) istihbarat servisleri bulunur. Bu servislerin birtakım örtülü operasyonlar gerçekleştirdikleri de bir realitedir. Unutulmamalıdır ki kulağa hoş gelmese de, istihbarat işleri içerisinde provokasyon, ajitasyon ve suikast gibi uygulamalar da bulunmaktadır. (…) Ancak kabul edilmesi mümkün olmayan şey, (…) 20. yüzyılın başında Cumhuriyet'in kuruluş yıllarında uygulanan olağanüstü güvenlik tedbirlerinin bugün de sürdürülmek istenmesidir. (…) Türkiye geçmişten beri çokça sözü edilen ve bir dönem Susurluk; bugün ise Şemdinli olayları ile yeniden üzerine konuşulan bir gizli yapılanmanın varlığını tartışmaktadır. Hatta kimi yorumlarda bu yapının III. Selim'den beri Devlet mekanizması içerisinde faaliyette olduğundan ve kimi zaman Devletin emrinde kimi zaman ise, uluslararası grupların emrinde olduğundan söz edilmektedir.(…) Eğer bu kadar provakasyon herhangi bir Batı yerleşim bölgesinde yapılmış olsa idi, burada da sosyal patlama olacağından emin olunmalıdır. (…) Olayların gelişimine ve olup bitenlere bakıldığında iç içe halkalardan oluşan bir zincirleme reaksiyon mekanizmasının ‘yasadışı yapılanma’nın medyada ifade ediliş şekliyle çetenin kurulduğu anlaşılmaktadır. (…) Bu değerlendirmeler ışığında, Şemdinli'de ortaya çıkan olayda terör eylemi kullanılmıştır. Yani, terör örgütlerinin yapmış olduğu eylemlerin bir benzeri kamu görevlileri tarafından yapılmıştır..’

Bu arada, KKK. Org.Y. Büyükanıt'ı ‘örgüt kurmak, yargılamayı etkilemeye teşebbüs, sahte belge düzenlemek, görevi kötüye kullanmak’la suçlayan Van Savcısı, aynı iddianamede, ‘terör operasyonlarının görünmeyen yüzünün 'toplum mühendisliği' olduğu, devletle hükümet arasında gerilim bulunduğu, çevreden gelerek merkezi ele geçirmek isteyenlerin, ‘askeri - sivil elit’i rahatsız ettiği ve siyasi iktidara lokal operasyonlarla tavır geliştirilmesinin sürpriz olmaması gerektiği’ gibi şaşırtıcı tesbitlerde de bulunuyor..

Van Savcısı’nın ‘iddianame’sinin doğru veya eğriliğini söylemiyorum. Bir takım iddialar, bir ‘iddianame’de yerini bulmuş ve ‘Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi de iddianamenin yargıya konu olmasını kabul edip, muhakeme sürecini başlatmış bulunuyor. Suçlananlar mahkûm olur veya beraet eder.. Nice mazlûmların mahkûm ve nice suçluların da beraet ettiği bir ayrı gerçek.. Ama, hele, beraet durumunda; ‘lekelenen şahsiyetler n’olacak?’ denilirse; bu da doğrudur da, bunlar sadece ‘elit-egemen’ kesimlerden olunca mı hatırlanmalı?

Küre Operasyonu’ ile ortaya çıkarılan ‘Sauna Çetesinin içinde yer alan eski askerler, emniyetçi ve MİT’çiler’in üzerine gidilmezken, şimdi, Büyükanıt’ın yargılamayı etkilemenin ötesinde, çete kurmakla da suçlanması sözkonusu olunca, evet, büyük bir feryad kopuverdi.. Büyükanıt,yargılasınlar, gider, kendimi gururla savunurum..’ derken, asıl başkalarının, tıpkı Van Rektörü konusunda olduğu gibi, ‘elit- egemen’ kesimlerin cenahçı bir tutumla ve adeta, tahakküm düzeneklerinin bozulacağı endişesiyle feryad etmeleri ilginç değil mi? Birileri varsın, ‘Devlet cinayet işlemez’ veya ‘Bana, devlet cinayet işledi dedirttiremezsiniz..’ demeyi sürdürsün.. ‘Fotoğrafları yanyana koyunca, tablo bütün dehşetiyle ortaya çıkıyor ve hırsız evin içinde, kilit ne işe yarar?’ Ve süreç başlamıştır; Ankara’daki ‘elit-egemen’leri daha bir sarsacak daha nice ‘Şemdinli bombaları’ olabilir. Feryadlar da, asıl o gelecekteki korkulardan..

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.