Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
‘Şeriatin kestiği’ acımazken, kanunun kestiği acıyorsa..
Salı, 14 Mart 2006 - (21:28)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Kanun, eğer bir toplumun kalbinde yer eden adâlet anlayışından ilham alıyorsa, işte o zaman, ‘şeriatin kestiği parmak acımaz..’


‘Şeriatin kestiği parmak acımaz..’ sözü, kültürümüzdeki derin ‘kanun hâkimiyeti’ anlayışını özetlemektedir.

Şeriat, bir akarsuyun tabiî yatağı mânâsına gelir.. Durgun su birikintileri için şeriatten sözedilemez.. Sel, taşkın vs. olur da o nehir yatağı bozulursa, artık bir tuğyan sözkonusudur. Yani, şeriat, bir hayat inanç ve tarzının uygulamada takib olunan kanun, usûl ve yöntemler.. Yahudî şeriati, hristiyan veya İslam şeriati gibi.. Ancak, bizde, şeriat, özellikle de malûm devrim hecmelerinden sonra, bir umacı, bir gulyabanî halinde gösterilmek istenmiştir. Tıpkı, ‘ders okunan yer, mekteb, okul’ mânasındaki ‘medrese’ kelimesinin uğradığı saldırı gibi.. Ve, ‘okul’ kelimesinden bile korku duyulmuştur, ‘çağdaş câhiliyyede..

Kanun, eğer bir toplumun kalbinde yer eden adâlet anlayışından ilham alıyorsa, işte o zaman, ‘şeriatin kestiği parmak acımaz..

Ama, acaba bugün toplumumuzda hâkim kılınmaya çalışılan kanun anlayışının da halkın vicdanında ma’kes bulduğunu söyleyebilir miyiz? Yoksa, bugün ülkemizdeki kanun düzeni, bir ‘dalavereler yumağı’ halinde mi algılanıyor? Bir hukuk anlayışı, toplumun kalbî kabullerinden kaynaklanmıyorsa; ‘zer’ ve ‘zor’ (servet ve kuvvet) gibi kalkış noktaları olan ve güçlülerin topluma gibi zorla giydirdikleri bir ‘deli gömleği’ durumuna düşer. Tıpkı ülkemizde olduğu gibi..

Yıllardır, nice iddialı isimler taşıyan ‘operasyon’lar düzenleniyor ve toplumu velveleye veren cafcaflı iddianameler hazırlanıyor, en beklenmiyen kişiler suçlanıyor, yargılanıyor.. Ve sonra, ortaya komik neticeler çıkıyor ortaya.. Ve zamanaşımı veya af gibi yollarla kurtulanların hikayesi ise, bir ayrı facia.. ‘Avukat tut!’ yerine, ‘Hâkim tut..’ lafları dillere pelesenk olmuşken; şimdilerde de, ‘General ol, dokunamasınlar..’ tekerlemesi..

‘Benzer durumlar Batı’da olmaz..’ lafları da arkasından, elbette sökün eder.. Doğrudur, ‘adâlet’ adına traji-komik ve hele ‘zaman aşımları’ veya ‘af’lar Batı’da, bizdeki derecede yoktur.. Çünkü, onların kanunları, toplumlarının inanç ve ölçülerine, adâlet anlayışına aykırı değildir, genelde.. Bunun için de, hukuk düzenlerine karşı kamuoyunda büyük tepkiler oluşmuyor ve ‘şeriatin kestiği parmak acımaz..’ anlayışına paralel bir tavır gelişiyor..

‘Batı’da böyle mi?’ diye papağanlaşmak yerine, kanunlarımızı, toplumun inançlarından beslenen adâlet anlayışına uygun haline getirmeyi akletmek gerekiyor.. O zaman, hukuk da, yargı kurumu ve kararları da saygı görür. Yoksa, ‘millet adına..’ diye alınan yargı kararlarının çoğu, milletin kalbine yöneltilmiş oklar halinde oldukça, bu saygı nasıl sağlanabilir?

Çare, milletin kalbindeki ölçülere göre bir hukuk düzeni oluşturulmasıdır.. Yoksa, hukuk adına daha nice cinayetler işlenir, durur..

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.