Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
“Zerdüşt Kürtler, Şamanist Türkler”
Salı, 21 Mart 2006 - (20:25)
Ekrem Dumanlı

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Kürt ırkçılığı ilhamını Türk ırkçılığından alıyor. Onlar da tarihin İslam öncesi evrelerine özel bir gurur ile sığınıyor. Onlar da cahiliye dönemine dair ırki seyahatler düzenliyor. Onlar da mitolojinin efsunkâr rüzgârıyla coşup, folklorik gösterilere başvuruyor.


Nevruz kutlamalarında insanların yüreği ağzına geliyor. Bu nasıl bir “bahar bayramı”dır ki her sene ülke ateşle imtihan edilir.

Bu seneki provokasyon haberlerinden ilginç bir ayrıntıyı özetliyorum: Doğu ve Güneydoğu’da görev yapan 30 ilin Terörle Mücadele şube müdürleri Şanlıurfa Polis Evi’nde Nevruz öncesi durum değerlendirmesi yapmış. Basına kapalı toplantıdan sızan bilgilere göre yetkililer Nevruz’da olay çıkarmak isteyen PKK ve Güneydoğu’da provokasyon amaçlı bildiri dağıtan Türk İntikam Tugayı (TİT) konusunda uyarılmış. Zaman’ın 17 Mart’ta yan manşet olarak kullandığı haberin devamında daha pek çok ayrıntı var. Ancak hiçbir detay PKK-TİT kesişmesi kadar ilginç değil!

Bilindiği gibi Nevruz ile ilgili değişik rivayetler var. Orta Asya Türkleri de bu günü bahar bayramı olarak kutluyor. Ayrılıkçı örgütlere göre Nevruz bir Kürt bayramı. Bu güne dinî hava verenler Zerdüştlüğe atıfta bulunuyor. Cemşit Şah’ın tahta geçmesi ile irtibatlandıranlar da var. Zerdüştlük meselesinin PKK örgütü ile derin bir ilgisi bulunuyor. Örgütün haber ajansının servis ettiği ve gazetesinin “Dağda Lopez dinleniyor, Orhan Pamuk okunuyor” başlığıyla sempatik mesajlar verdiği haberde dağdaki örgüt elemanları ile yapılan anket sonuçlarına yer veriliyordu. Ankete göre örgüt üyelerinin en çok sevdiği dinî lider sıralaması şöyle: Zerdüşt, Hz. İsa, Mani ve nihayet Hz. Muhammed.

Aslında, PKK’nın Zerdüşt sevgisi yeni değil. Daha 80’li yıllara gelirken bunun ipuçlarını veriyor örgüt. Ayrıca, Zerdüştlük bağlantısı sayesinde PKK, İran Kürtlerini kazanmanın hesabını da yapıyor. Kadim bir İran inancı olan Zerdüştlüğü kullanan örgüt, bölgedeki nüfuz savaşında elini güçlendirmek istiyor.

Hepsi bir yana; Kürt ırkçılığının zihnî arka planında Türk ırkçılığına öykünme yatıyor. Bir zamanlar Türk ırkçıları, millî gurur yelpazesini İslam öncesi döneme odaklayarak kendine yeni bir alan açmaya çalıştı. Bazı Türkçüler Tanrı Dağı’nın eteklerinde Şaman dedelerinin sadasını duymaya, kopuzlardan dökülen ezgi ile kımız yudumlamaya kilitlenince “tarihimizi bir bütün içinde görelim” tezi çığrından çıktı, mesele kafatasçılığa kadar dayandı. Neyse ki “müspet milliyetçilik” diyebileceğimiz, gücünü halkın millî ve manevî değerlerinden alan ve “başka bir topluluğa nefret” ile beslenmeyen milliyetçi bir iç direniş vardı da Türk ırkçılığı taban bulamadı. Tabii ki bunda ırkçılığı yasaklayan İslamiyet’in büyük etkisi oldu. O İslam ki hem ırkçılığı lanetliyor, hem de vatan sevgisini teşvik ediyor.

Kürt ırkçılığı ilhamını Türk ırkçılığından alıyor. Onlar da tarihin İslam öncesi evrelerine özel bir gurur ile sığınıyor. Onlar da cahiliye dönemine dair ırki seyahatler düzenliyor. Onlar da mitolojinin efsunkâr rüzgârıyla coşup, folklorik gösterilere başvuruyor. Her iki ırkçı zümrenin de görmediği; daha doğrusu görmek istemediği bir gerçek var. Türkler de, Kürtler de Müslümanlığı kültürel bir fantezi olarak algılamıyor; onu varoluş gerçeği olarak bizzat yaşıyor. Örgütlerin göz ardı ettiği bu hakikati vatandaş görüyor; tıpkı PKK’nın da, TİT’in de derin bağlantılarını gördüğü gibi. Kürtlerin en büyük talihsizliği, “Kürt aydını”nın kendisine cesur bir söylem seçememesidir. Devlet hakkında olabildiğince cesur konuşanlar, söz örgütten açılınca birden suspus oluyor. Oysa bir topluluğun yanlışını bir başka topluluk tashih edemez.

Bu ülkede insanların sezgisi aydınların bilgisini hep aştı ve aşacak. İnsanlar kan ve kin üzerine kurulmuş bir toplum istemiyor, binlerce yıldır beraber yaşadığı, akrabalık kurduğu, düşmana karşı omuz omuza çarpıştığı insanlardan kopmak da istemiyor. Ne var ki, derin bir karanlık, insanları Zerdüştlük üzerinden berduşluğa davet ediyor. Umarım ırkçılık yoluyla yürütülen bu meşum plan da akim kalır; tıpkı daha öncekilerinin kaldığı gibi...

Zaman Gazetesi

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Ekrem Dumanlı'in Diğer Yazıları
   Etnik parçalanma üzerine korkunç senaryolar
   Kürt meselesinin yeni boyutu
   Papa krizinden ders çıkarmak
   Cemaat-cemiyet-aşiret
   Bu bir fiyaskodur
   Provokasyona alet olmamak için...
   Medyanın terörle yeni sınavı
   Güneydoğu'daki sinsi planı bozacak tek güç
   Kurtlar Vadisi Irak ne demek istiyor?
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.