Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
'Karşı dil' mümkün mü?
Perşembe, 23 Mart 2006 - (23:22)
Akif Emre
Yeni Şafak Gazetesi

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Ortadoğululara, Müslümanlara acı vermekten haz alan bir Batılı düşman imgelemine indirgeyen bir dille küresel işgal karşıtlığı yapmak, sahici bir duruştan çok işgalcilerin söylemini besleyen bir işlev görebilir.


Afganistan'dan sonra Irak'ın işgali küresel paylaşımın yeni bir aşaması olarak ne anlama geldiği üzerinde yeterince kafa yorulmuş değil. Oysa işgali lanetleyen, karşı çıkan, sokaklarda gösteri yapan milyonlarca insanın geliştirecekleri dil dünyanın geleceği açısından hayati önem taşıyordu. Neye karşı çıktığınız kadar nasıl karşı çıktığınızın sonucu daha çok belirleyici olduğu bir süreçten geçiyoruz.

İşgalin üçüncü yılında, ortaya çıkan manzaranın bizzat işgalciler tarafından bile savunulur bir tarafının olmadığı ortadayken Amerikan stratejisinin, bölgenin geleceği için ne kadar gerekli olduğunun savunulabiliyor oluşu 'alternatif dil'in ne denli hayati işlev yüklendiğinin göstergesidir. Ortadoğululara, Müslümanlara acı vermekten haz alan bir Batılı düşman imgelemine indirgeyen bir dille küresel işgal karşıtlığı yapmak, sahici bir duruştan çok işgalcilerin söylemini besleyen bir işlev görebilir.

Amerikan işgaline; Irak özelinde Ortadoğu ve İslam dünyası için, sömürgecilik çağından kalma oryantalist söylemle yeni bir medeniyetin kapılarının açılması anlamı yükleyenler bir yana, gerekçeleri ve geliştirdikleri dile bakarak işgale karşı çıkanların da küresel emperyalizmi kavradıkları söylenemez. Zira işgali doğuran "dünya sistem"deki dönüşüm kavranmadan geliştirilecek 'karşı dil'in sahici bir işlevi olmayacaktır.

Amerika'nın işgal stratejisine karşı çıkanların birleştikleri ortak noktalara bir göz atacak olursak:

- Amerikan işgaline karşı çıkma adına, varsayılan askeri gücünün mutlaklaştırılarak abartılması; Amerika'ya karşı çıkma adına İslam dünyasının karşı koyma potansiyelini ve direncini yok sayan bir manzara çizilmesi. Böylece, Amerikan gücünün yenilmezliği bilinç altına yerleştirilerek İslam dünyasının gelecek umundun elinden alınması sonucunun ortaya çıkması

- İşgali, basit bir saldırganlık sorunu görüp, Bush doktrininin kullandığı retorik esas alınarak Müslüman kanı dökmekten haz eden bir Haclı tablosu çizilmesi...

- Ortadoğu'nun işgalinin arkasında Yahudilerin olduğu ima edilerek İsrail'in Amerika'yı kullanarak kendi çıkarı için bölgeyi kan ve ateşe attığı ve tüm gelişmeleri planladığı gibi İsrail nüfuzunun mutlaklaştırılması...

- Temel stratejiyi sorgulamadan Irak işgalinin doğurduğu sonuçlar ve istenmeyen uygulamalarla sınırlı eleştiri sahipleri için ise, Amerikan yayılmacılığının iyi niyetinden kuşku duymaya hiç gerek yok! Tüm bu yaşananlar büyük medeniyet projesi içinde kaçınılmaz kazalardan ibaret...

- Bir ironi olarak; sömürgecilik karşıtı, hatta Batı ile kültürel anlamda problemi olanların işgalin siyasal ve sosyal çerçevesini idealize eden BOP konusunda destek vermeleri...

- Karşı çıkma adına Amerikanın gücünü mutlaklaştırarak yenilmezliği fikrini işleyenlerin tersine, karşı konulması mümkün olmayan Amerikan stratejisine direnmek yerine sürece dahil olmayı savunanların aynı çizgide buluşuyor olmaları da her iki kesimin de hoşlanmayacağı bir sonuçtur.

- Daha genel anlamda küresel savaş karşıtı söylemler ise sistem içinde kalarak savaş karşıtlığından ileriye geçemeyen bir söylemden ibaret kaldı.

Özellikle medya kanallarına yansıyan farklı frekanslardaki 'karşı dil'leri çeşitlendirerek çoğaltmak mümkün... Sonuçta saldırganlığa, işgale karşı sergilenecek her duruş ahlaki ve vicdani kaygı adına önemsenmelidir. İnsanlardaki haksızlık karşısında direnme fikrinin yaşatılması her durumda önemsenmelidir. Askeri işgal olarak karşımıza çıkan küresel kapitalizmin ruhunu anlamadan karşı çıkmak adına atılacak adımlar her zaman aynı sonuçları doğurmayabilir.

'Karşı dil'in süreç içinde bir yerlere oturma tehlikesine düşmemek için; a-küresel kapitalizmin içine girdiği yeni aşamayı doğru okumak, b- küresel-leşme/kapitalizm ile ulus devlet ilişkisini iyi tespit etmek c- Amerikanın klasik sömürgecilik yöntemlerine başvurmaya iten zafiyetini iyi tespit etmek d-Kısa vadede Amerikan sistemine rakip olacak güçlerle ilişkisini uzun vadede İslam dünyasıyla girmek zorunda hissettiği hesaplaşmayı e- temelde de batı medeniyetinin içine girdiği medeniyet bunalımını anlamadan işgal karşıtı söylemler ve alternatif dil arayışları istenilen hedefi varmayacaktır. Hatta kitleleri yanıltabileceğini akıldan çıkarmamalı...

Yeni Şafak

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Akif Emre'in Son 10 Yazısı
   Annapolis'ten yeni bir savaş çıkabilir
   Derin kitle yahut derin millet
   Milli şairi sürgüne giden ülke…
   Papa'ya yazılan 40 yıllık mektup
   Toplumsal şizofreni
   Savaşlar olmasın ya da yaşasın zalimler
   Sadece İsrail mi suçlu?
   Toynbee'den Cansever'e ''vahşi batı''yorumu
   Seküler ahlak mümkün mü?
   İsrail'in ''daimi sınırları'' nereden geçer?
   Medyatik laiklik ya da toplumun sekülerleşmesi
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.