Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Zalim ve ahmak
Pazartesi, 27 Mart 2006 - (21:21)
Hüseyin Hatemi
Yeni Şafak

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Sevgi ile akıl çelişmez. Aksine, sevgi ahmakça seçimleri önler, çünkü sevgi nûru, karanlığı giderir ve el yordamı ile, yanlış kıyaslarla seçim yapmamızı önler.


Zulmü itiyad edinen ahmaktır ve bu kuralın yanılmıyorsam istisnası yoktur. Ancak bu ahmaklık iki türe ayrılır: Zulmedenin temyiz gücü, sorumluluk ehliyeti yoksa, sorumluluğu da yoktur. Temyiz gücü, sorumluluk ehliyeti varsa, bu kişi kurnaz olsa bile son tahlilde asıl ahmak odur. Çünkü geri zekâlı olan, sorumluluk ehliyeti olmayan; zulmü, kötü olduğunun farkında olmaksızın irtikâp eder. Zulmün kötülüğünü ve zalimin hesaba çekileceğini bilerek zâlim olan da bu zulmün sonunda kendisine döndüğünü bilmesi gerektiği için asıl ahmaktır. Emîr-ul-mü’minîn’in kızı ve insanlık şehidi Huseyn’in kızkardeşi Zeyneb; en büyük ahmak Yezid’e ve yardımcılarına bu gerçeği haykırmış idi: -Siz Huseyn’in değil, kendi başınızı kestiniz!

İnsanların akıl ve gönül ekranlarına “virüs” bulaştıran Vesvâs-ul- Hannâs; insanlığı bu muhakemeden alıkoymak için derhal devreye girer ve kısa devreye sebep olur. Der ki: -Bu örnekte de görüyorsunuz: Sevgi; sevene musîbet getirir. Akılcı ve gerçekçi olanlar sevgi önderlerine değil çağının güçlüsüne tabi olmalıdırlar!

Oysa bu gibi yüce sevgi önderleri şehadeti gönüllü olarak kabul etmişlerdir. Kendisinde bu takati görmeyen bu meydana girmez. (Bu bir rızâ lokmasıdır/ Yiyemezsin demedim mi?) Bu tâkati gören, Sevgili’nin yanında olmayı “şeâmet” değil, en yüce “saadet” vesilesi sayar.

Bir “vesvese” de şudur: Yüce sevgili, Emîr-ul-Mü’minîn ve Fâtıma, Huseyn’i korumayadıklarına göre, size ne yararları dokunur? Bu vesvese karşısında da derhal aynı cevabı vermeliyiz: Hâl-i Pâkân râ kıyâs ez hod me-gîr!

(Pak ve mâsûm olan kimselerin özel halini kendimize benzetmemeli, kıyas etmemeliyiz-Mevlâna) Huseyn ve Ehl-i Beyt için bu şahadet de saadettir, hâşâ “şerr” değildir.

Hâl hastalıklarından kurtulup gönül ekranımızı vesvese virüslerinden temizlemek için Nâs suresini okuyalım. Bazı virüsler için de Felâk süresini okuyalım. Düşenelim ki Allah’ın adaleti mutlaktır. Lût kavminin genlerini bozmuş değildir. İnsanı “ahsen-i takvim” üzerine yaratmıştır. Lût kavminin yaratılışında farklılık olsa idi, bunlar cezalandırılmaz, onlara Lût gönderilmezdi. Antivirüs programları uyguladıktan sonra, ilâhî sevgi ile gönlümüzü dolduralım. Bunun yolu da Yüce Sevgili’yi sevmektir. İçimizde bir kompleks, bir yanlış rivayet etkisi olursa o’nu sevemeyiz ve dolayısı ile, ilâhî sevgyii de varamayız. O’nu sevdikten sonra ancak ilâhî sevgiye ulaşır ve “ey tu Eflâtûn-u Câlinûs-i mâ!” hitabını ilâhî sevgiye yöneltmeye hak kazanır. (Mevâna: -Ey aşk! Ey bizim Eflâtunumuz ve Calinus’umuz!)

Sevgi ile akıl çelişmez. Aksine, sevgi ahmakça seçimleri önler, çünkü sevgi nûru, karanlığı giderir ve el yordamı ile, yanlış kıyaslarla seçim yapmamızı önler.

Ferdî alanda, çevremizle ilişkilerde, iç siyaset ve uluslararası ilişkilirde yanlış seçimler sevi nûru ile önlenir. (Men çigûne hûş darem pîş-u Pes? / Çun ne Bâşed nûr-i Yarem Piş-u Pes? = önümde, ardımda Sevgili’nin nûru olmadıkça ben nasıl aklımı kullanarak seçim yapabilirim ki?- Mevlânâ)

Yapamam, çünkü bu nûr olmaksızın, akıl aracı yerine kurnazlık, oportünizm, makyavelizm aracını akıl aracı sanmış olabilirim. İmam-ı Sadık’ın buyurduğu gibi: akıl ile şeytanlık aynı şey değildir. Ne var ki sevgi nûru ile aklı araç olarak seçtiğinizde yuhalanabilir, şeytanlığı seçtiğinizde “işte önce bilim adamı, işte vizyon sahibi siyasetçi!” alkışları ile karşılaşabilirsiniz, aldırmayın! Yine İmâm-ı Sadık’ı dinleyin: Elinizde mücevher varsa, halk “çakıl taşı” derse, ne zararı var? Elinizde taş varsa, (karanlıkta seçim yapan) kimseler “mücevher” derse ne yararı var?

Sınavımız devam ediyor. Her gün seçim sorunu ile karşılaşıyoruz. Sevgili’nin rehberliğini kabul etmeyenler, lâfda hangi sevgi önderinin güzel adını anıyorlarsa ansınlar, Sevgi ehli değildirler. “Musa’ya ezâ edenler”, “İsa’dan bahsedip küresel emperyalizm düşleyenler”, “dîni yalanlayıp sahte bir dindarlık görünümü takınanlar”, sevgi ehli değildirler.

Ankara’da yine bir köpek toplu mezarının bulunduğu söyleniyor. Belki bu haberi duyduklarında timsah gözyaşları dökecek olan bazı kimseler de “av sporu” yapıyor ve fokların, fok yavrucuklarının başlarını sopayla kırarak öldüren canavarlara gıpta ile bakıyor.

Pilatus bunları görse idi, İsa’nın havarisini gördüğünde söylediği gibi “işte insanı!” diyebilir mi idi? Siz diyebiliyor musunuz? Diyebiliyorsak yazık bize, vah bize, veyl bize!

Yeni Şafak

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Hüseyin Hatemi'in Son 10 Yazısı
   Ilımlı İslâm'ın anlamı
   Balta sapları
   Sevgi ve akıl
   İyi ağaç
   Şerrin derin devleti
   Türkiye sırada mı?
   Kur'an
   Misyonerlik
   Kötünün kaynağı nerede?
   Fâsid daire
   Dinî referanslar
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.