Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
İlk kez farklı bir seçim
Pazartesi, 27 Mart 2006 - (21:56)
Harver Morris

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Salı günkü İsrail seçimlerinde, ülke tarihinde ilk kez sağ-sol ayrımı yok. Seçime ve sonrasındaki siyasi ortama damgasını vuracak olan, Şaron'un mirasçısı Olmert'in Batı Şeria'dan tek taraflı çekilme planı


İsrailliler alaycı bir gözlemcinin dediği gibi salı günü ilk 'postmodern seçimlerini' yaşayacak. Dünyanın en siyasi seçmenlerinin, belli bir ideolojisi bile olmayan, tüm itibarı halkın tanımadığı ikinci sınıf siyasilere ve üç aydır komada olan bir liderin karizmasına dayanan bir partiye zafer kazandırmaya kararlı olduğu bir yarışma, ancak bu kadar incelikli bir şekilde tanımlanabilirdi.

İsrail'in siyasetini 50 senelik varlığı boyunca belirlemiş sıcak sol-sağ bölünmeleri yerini, ana partilerin merkezi ele geçirmeye çalıştığı pragmatik hatta güçlü merkezciliğe bıraktı. Aşırı sağcı olmasına rağmen solla da flört etmesiyle günümüz İsrail siyasi düzenindeki değişikliklere örnek gösterilebilecek lider Avigdor Lieberman'ı destekleyenlerden biri "Bugün artık sol-sağ kalmadı," diyor.

Nitekim İşçi Partisi sosyalist mirasını yavaş yavaş unuttururken, Kadima öncesi iktidardaki Likud, en başta seçilmesini sağlamış yayılmacı Büyük İsrail doktrinini sessizce rafa kaldırdı.

İlk kez ideolojisiz bir seçim olacak
Onların ortasında, kurucusu Ariel Şaron sayesinde muhtemelen seçimleri kazanacak olan Kadima duruyor. Şaron, ülke siyasetinin siyasi merkeze kayışını rakiplerinin çoğundan önce fark etmişti. Ocak ayı başında komaya girmesi yüzünden Şaron, iki ay önce düşmanlarının tek adam partisi diye burun kıvırdığı bir partiyi kurarak ilerlemesini sağladığı yeni siyasi oluşumun meyvelerini, kendi adına toplayamadı.

Kadima onsuz da büyümeye devam etti etmeye ama, beş yıldır karar alma mekanizmasını neredeyse tümüyle tekelleştirmiş adamın artık ortada olmayışı, mevcut seçim kampanyasının sönüklüğünü ve salı günkü seçime katılım oranının düşük olacağına dair beklentileri açıklıyor. Yeni partinin en büyük korkusu, Kadima'nın kazanacağı bir zaferin boşuna olacağını düşünen seçmenlerin ilgisizliği.

Her ne kadar başbakanvekili Ehud Olmert mirasçı rolünü başarıyla oynasa da ideoloji olmaması nedeniyle büyük oranda kişiliklere bakılarak karar verilecek bir seçim yarışına halkı ısındırmayı beceremedi.

Gerçi Olmert önceki gün yapılan bir ankette 'en iyi başbakan kim olurdu' sorusuna verilen cevaplarda en yüksek puanı tutturdu, ancak cevaplayanların sadece yüzde 26'sı Olmert'e 'olumlu baktıklarını' söyleyerek, onun Likud ve İşçi Partisi'nden rakiplerine göre sadece biraz daha az gözden düşmüş olduğunu gösterdi.

Kadima her şeye rağmen önde
Gelgelelim yine anketlere göre Şaron mirasının üzerine gelen merkezci uzlaşma ortamı sayesinde Kadima muhtemelen Knesset'deki 120 koltuktan üçte birini ele geçirecek. Bu da İsrail'in bölünmüş koalisyon siyasetinde kullanışlı bir oran sağlıyor.

Kasım ayında seçim ilan edildiğinde asıl savaş alanının ekonomi olacağı sanılmıştı.
İşçi Partisi lideri Amir Peretz bu nedenle, refahı düşüren ve piyasa reformlarına girişen Likud iktidarının soğuttuğu kesimleri kazanabileceğini düşünmüştü.

Ancak başta Hamas'ın Filistin seçimlerindeki zaferi olmak üzere Filistin topraklarında yaşanan gelişmeler dikkatleri yeniden İsrail'in iç siyasetinin değişmez öğesine, yani komşularıyla ilişkilerine çevirdi.

İslamcıların kazandığı zaferin, Filistinlilerin barışı samimice istemediğine ve müzakerelerle barış sağlamaya uygun bir ortak olmadıklarına dair genelgeçer İsrail görüşünü bir kez doğruladığı düşünüldü. Bununla da kalmayıp Hamas'ın zaferi, Şaron'un Gazze ve kısmen Batı Şeria'yı boşaltmak gibi zorlu ve bölücü bir siyasi kararı hayata geçirirken gösterdiği tek taraflı yaklaşımı da iyice kıymete bindirdi.

Tek taraflılık anlayışı, Filistinlileri dışarıda tutacak bir bariyerin tamamlanmasını ve Yahudi ve Arap nüfusunun birbirinden iyice ayrılması için Batı Şeria'dan stratejik çekilmelere devam edilmesini destekleyen uzlaşmanın merkezini oluşturuyor.

Hamas etkisi Kadima'nın popülerliğini azaltamadığı gibi, Likud lideri Netanyahu'nun Gazze'den çekilişten önce bunun terörist bir 'Hamasistan' yaratacağına dair iddialarında haklı çıktığını söylemesine rağmen Likud'u da düze çıkaramadı.

Bu da Olmert'i cesaretlendirerek kumar oynamasına, yani, İsrail'in kalıcı sınırlarını belirleme vaadini hayata geçirecek bir birleştirme planını telaffuz etmesine neden oldu. Birleşme planı, Batı Şeria'daki Yahudi varlığını İsrail'e bitişik ana yerleşim bloklarında yoğunlaştırma ve bu blokları da 'kalınlaştırma' stratejisine verilen ad.

Bu politikaya göre Batı Şeria'nın toplam 250 bin kişilik yerleşimci nüfusundan, izole alanlarda yaşayan 60 bin kişinin yerleri değiştirilecek.

Çekilme, siyaseti etkileyecek
Bu öneri, Likud iktidarının büyük bir bölümünde politikayı belirlemiş milli-dinci sağ kesimce büyük tepkiyle karşılanıyor. Ancak bu lobinin gücü Gazze'den çekilme kavgasından yenik çıkmasıyla zaten büyük oranda zayıflamıştı. İşçi Partisi bile ana yerleşim bloklarını muhafaza etme politikasına karşı çıkmadığından, solun da ana söylemi ancak, İsrail'in Filistin Yönetimi'nin zayıf başkanı Mahmud Abbas'ı desteklemesi ve diyalog kapısını tümüyle kapatmamasını istemekle kalıyor.

Olmert'in seçimi kazanacağına kesin gözüyle bakılıyor. Ama Kadima 40 koltuk kazansa bile koalisyona ihtiyaç duyacağından manevra kabiliyeti kısıtlı olacak. Olmert ile Netanyahu arasındaki ilişkiler pek iyi olmadığından bir Kadima-Likud koalisyonuna ihtimal verilmiyor. İşçi Partisi ile ortaklık daha mümkün görünüyor, ancak Olmert, dini gruplar da dahil olmak üzere küçük partilerle bir ittifak kurmaya da yönelebilir. Washington Institute'tan Ortadoğu uzmanı David Makovsky'ye göre ise "Asıl sorun, Batı Şeria planı engellere çarpmaya başladığında, Olmert'in en az 61 üyeden oluşacak bir 'siyasi çekirdeği' elinde tutup tutamayacağı."

Radikal Gazetesi

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Harver Morris'in Diğer Yazıları
Yazarın başka yazısı bulunmamaktadır.
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.