Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Güneydoğu'daki sinsi planı bozacak tek güç
Cuma, 31 Mart 2006 - (23:48)
Ekrem Dumanlı

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Bu menhus tuzak sadece belli bir yöreyi, belli bir zümreyi hedeflemiyor: Türkiye'nin demokratikleşerek büyümesinden rahatsız olan güç odakları kavga istiyor, terör istiyor, kan ve kin üzerinden yeni bir dönem başlatmayı planlıyor.


Güneydoğu'da tansiyon bir kez daha yükseliyor. Asker ve polise taş atan çocuklar, arkasında üç-beş poşulu adam, kırılan camlar, yakılan lastikler... PKK kepenk indirme çağrısı yapıyor; bu çağrıya uymayan esnafa baskı ve şiddet uyguluyor. Şiddetin dozunu artırmak için bahaneler arıyor. Apo'nun yakalanış tarihini vesile ettiler, olmadı. Nevruz kutlamalarını provoke etmek istediler, tutmadı. Yine de birileri tansiyonu yükseltecek olaylara çanak tutuyor. Niçin?

Mesele, Güneydoğu'daki vatandaşın "daha özgürlükçü" bir ortama kavuşmasıysa, hiçbir dönemde bu kadar "demokratik kazanımlar" elde etmedi yöre halkı. AB yolunda atılan adımlar daha yakın zamana kadar hayal bile edilemezdi. "Kürtçe öğrenilebilmeli" deniliyordu. Devlet onlarca kursa izin verdi ve şatafatlı açılış törenleriyle Kürtçe dil kurslarına başlandı. Sonuç fiyasko. Kurslara rağbet olmayınca hepsi birer birer kapandı. "Kürtçe yayın" deniliyordu; şimdi Kürtçe yayın yapılıyor; birkaç kanal birden faaliyete başladı, yeni kanallar da yolda. "Kürtçe şarkıya izin verilsin" deniliyordu; şimdi her televizyonda Kürtçe şarkı söylenebiliyor; bütün Türkiye büyük bir olgunluk içinde bu şarkıları dinliyor; canlı yayınlara katılarak tempo tutuyor. Birilerinin sandığı gibi kıyamet de kopmuyor...

AB yolunda mesafe alındıkça, PKK'nın söylemleri tükeniyor; "temel hak ve özgürlükler" alanında hükümet adım attıkça, PKK "mazlum" ve "mağdur" rolünü oynayamıyor. Örgüt parçalanıyor; dünyada ve bölgede kendisine verilen desteği kaybediyor. O yüzden hırçınlaşıyor ve şiddeti körükleyerek toparlanmak istiyor. Bu durum sadece örgütün değil; şiddet yanlısı başkalarının da işine geliyor. Hatta perde arkasında derin ittifakların olduğunu söylemek bile mümkün. Cumhurbaşkanını bu Meclis'e seçtirmek istemeyenler, hükümeti yıpratmak için güvenlik sendromu oluşturmayı planlayanlar, PKK'nın kışkırttığı eylemleri büyük bir zevkle seyrediyor.

Bölge siyasetçisine böyle kritik dönemlerde tarihî bir sorumluluk düşer; ancak onlar da meselenin künhüne vâkıf gözükmüyor. Mesela, Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir, belediye hizmetleriyle halka borcunu ödemiyor. Diyarbakır'ın sorunlarıyla ilgilenmesi, işsizliğe çare bulması, şehrin problemlerini çözmesi, sosyal ahengi sağlayacak projeler geliştirmesi gerekiyor. Ne gezer! Diyelim ki, bunları yapacak imkânı yok; hiç olmazsa itidalin, dengenin, paylaşımın planlarını yapmalı; örgüt mensubu gibi davranmamalı. Baydemir'e bu yakışır. Ancak görünen o ki ne Başkan ne diğer DTP'li yetkililer, vatandaşa hizmet yerine siyasi didişmeler üzerinden çalışma yapmanın ne denli tehlikeli olacağının farkında. Mesela DTP Siirt İl Başkanı'nın söyledikleri çok açık ve ağır tahrik barındırıyor. "Tahriklerin sonu nereye varır?" sorusuna bile cevap aramıyorlar. Ya basiret bağlanması var ya da "emir demiri keser" sözüne uygun bir durum. Atılan demokratik adımları başarısız kılmak, korku ve kuşkuları haklı çıkarmak kimin işine gelir acaba?

Aklı başında her insana büyük görev düşüyor bugün; çünkü tırmandırılan şiddet şer bir ittifakın, gizli bir planın parçası! Bu menhus tuzak sadece belli bir yöreyi, belli bir zümreyi hedeflemiyor: Türkiye'nin demokratikleşerek büyümesinden rahatsız olan güç odakları kavga istiyor, terör istiyor, kan ve kin üzerinden yeni bir dönem başlatmayı planlıyor.

Umutsuzluğa kapılmak yok! Çünkü örgütlerin tahrikine rağmen halk, sinsi planın şifrelerini kendine has irfanıyla çözüyor. O yüzden onca baskıya rağmen bir milyon insanın yaşadığı Diyarbakır'da olaylara birkaç bin insan bile katılmıyor. Keşke ülke yönetiminde etkin rolü olan herkes "halk irfanı" diyebileceğim bu gizli hazineyi keşfedebilse, bu yöreyi ayakta tutan kültürel değerleri, o değerlerin üzerinde tuttuğu sosyal dokuyu görebilse...

Zaman Gazetesi

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Ekrem Dumanlı'in Diğer Yazıları
   Etnik parçalanma üzerine korkunç senaryolar
   Kürt meselesinin yeni boyutu
   Papa krizinden ders çıkarmak
   Cemaat-cemiyet-aşiret
   Bu bir fiyaskodur
   Provokasyona alet olmamak için...
   Medyanın terörle yeni sınavı
   “Zerdüşt Kürtler, Şamanist Türkler”
   Kurtlar Vadisi Irak ne demek istiyor?
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.