Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Şaron'un mirası
Cumartesi, 01 Nisan 2006 - (00:15)
Erdal Güven

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Kadima'nın hedefi, hatta varlık nedeni, Batı Şeria'dan çekildikten sonra 2010 yılına kadar İsrail'in nihai sınırlarını çizmek ve İsrail'e barış değilse de güvenlik getirmek. Nitekim inşaatı süren 'duvar' da bu güvenlik arayışının simgesi.


Olmert, İsrail seçimlerini barış vaat ettiği için kazanmadı. Güvenlik vaat ettiği için kazandı. Kadima'nın programı tek kelimeyle açıklanacak olursa, en uygunu 'çekilme'dir. Programın ilk ayağını geçen yaz Şaron gerçekleştirdi Gazze'den çekilerek. İkinci ayağını, yani Batı Şeria'dan çekilmeyi ise Olmert gerçekleştirecek. Tabii eğer seçim öncesi vaadine sadık kalıp vaadini gerçekleştirebilirse...

Olmert'te, ne Şaron'un İsrailliler nezdindeki karizması var, ne de seçim sonuçlarının gösterdiği gibi Şaron'un siyasi gücü. Şaron karizmasına ve siyasi gücüne rağmen Gazze Şeridi'den çekilmeyi güçlükle başarabilmiş ve azımsanamayacak bir siyasi bedel ödemişti. Olmert, hem Şaron'dan daha 'zayıf' hem de Batı Şeria'dan çekilmek, Gazze Şeridi'yle kıyas-lanamayacak ölçüde zorlu bir süreç.

Kadima'nın programına, 'çekilme'ye destek vermesi kesin tek parti İşçi Partisi. Ancak seçim sonuçları Kadima ile İşçi Partisi'nin bir araya gelip hükümet kurmalarına elvermedi. En az bir partiye daha ihtiyaçları var. İsrail'in en güçlü toplumsal hareketlerinin başında gelen Yerleşimciler Derneği'nin Olmert'e kırmızı halı sermeyeceğini belirtmek bile gereksiz. Kaldı ki Kadima ile İşçi Partisi arasında da gerek stratejik gerekse taktik anlaşmazlıklar çıkmayacağının hiçbir güvencesi yok.

İsrail seçimlerinin en somut ve belki de en sevindirici yanı, seçmenlerin Likud'un defterini dürmüş olması. Bu, gelecek açısından son derece önemli. Çünkü, Kadima nasıl ki 'çekilme'ye özdeşleştiyse Netanyahu liderliğindeki Likud da 'Büyük İsrail' hedefi doğrultusunda 'yığılma'yla özdeşleşmişti. İsrail seçmenlerinin çoğu daha fazla yerleşimin, daha fazla işgalin, daha fazla tecridin kendilerine barış bir yana, güvenlik getirmeyeceğine artık kesin ve belki de geri dönüşsüz biçimde inanmış görünüyor. Bu toplumsal zemin, orta ya da uzun vadede barışa gidecek yolun kilometre taşlarından biri haline gelebilir.

Kadima'nın hedefi, hatta varlık nedeni, Batı Şeria'dan çekildikten sonra 2010 yılına kadar İsrail'in nihai sınırlarını çizmek ve İsrail'e barış değilse de güvenlik getirmek. Nitekim inşaatı süren 'duvar' da bu güvenlik arayışının simgesi. Oslo süreci, Abbas devri ve nihayet Hamas iktidarının ardından en azından kısa ve orta vadede barıştan umudunu kesmiş görünen İsrail halkının, seçimde yaptığı tercih, Kadima'ya bir şans tanındığını gösteriyor. Öte yandan seçmen, 'barış' vaat eden İşçi Partisi'ni ancak hükümetin 'ortanca' ortağı yaptı.

Dolayısıyla seçim sonuçları, İsrail halkının barış hayalleri kurmaktan da 'Büyük İsrail' rüyası görmekten de vazgeçtiğini ve bir orta yol arayışına yöneldiğini gösteriyor özetle. Netanyahu, kariyerinin sonuna yaklaşır, İşçi Partisi lideri Peretz mevzi kazanırken, 'orta'lık Olmert'e kaldı.
Madalyonun öbür yüzünde Hamas var tabii ki. FKÖ'nün bile kabul etmediği 'bantustan'lardan oluşacak bir Filistin'e Hamas'ın nasıl yaklaşacağı, daha doğrusu yanına bile yaklaşmayacağı herkesin malumu. Henüz İsral'in varlığını bile tanımamış, terörizmi dışlamamış, barış sürecine bağlılık bildirmemiş bir Hamas'ın, İsrail tarafından bir 'barış ortağı' olarak görülmeyeceği de herkesin malumu. Şaron, daha Hamas ortada yokken bile, Gazze'den Filistin Yönetimi'yle görüşüp anlaşarak değil de tek taraflı olarak çekilmişti. Olmert'in de Şaron'dan kalan mirası, yani Batı Şeria'dan çekilmeyi tek taraflı olarak yapmaktan başka seçeneği yok. Ancak Olmert'in planı, Batı Şeria'dan tamamen çekilmeyi öngörmediği gibi Doğu Kudüs'teki yerleşim merkezlerini kaldırmayı, hatta yenilerinin inşasını durdurmayı bile içermiyor. İsrail'in 1967 sınırlarına dönmesini öngörmekten hayli uzak bu plan, ne Filistinlileri tatmin edecek ne de uluslararası arenada İsrail'e meşruiyet kazandıracak.

Yine de şu an itibarıyla ve şu koşullarda, Ortadoğu'nun başına gelebilecek en iyi şey de İsrail'in Batı Şeria'dan çekilmesi olacak gibi görünüyor.

Radikal Gazetesi

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Erdal Güven'in Diğer Yazıları
Yazarın başka yazısı bulunmamaktadır.
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.