Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Askeri müşterek
Pazartesi, 10 Nisan 2006 - (21:17)
Can Dündar

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Son 10 günde yaşananlar, silahların yeniden konuşmasının nelere yol açtığını hepimize gösterdi. Şimdi siyaset, silahın yerini ele almalıdır. Herkes çözüm için seferber olmalıdır. .


Bir "masa" lafı ortalığı birbirine kattı. Başbakan "Silahı bırakın, masaya gelin" deyince zıpladı herkes...

Başbakan'ın danışmanı Cüneyd Zapsu, ABD'de Hamas için "Binde bir değişme ihtimali varsa teröristle bile masaya oturulur" deyince infial büyüdü.

Sivil bir çözümün ihtimali bile bütün partileri bir anda "askeri müşterek"te birleştirdi.

Muhalefet masayı taşlamaya başladı.

Başbakan öyle korktu ki, 3 gündür ağzından kaçırdığı lafı düzeltmeye çalışıyor.

***

Buna şaşmamak lazım; çünkü toplum (evde, okulda, trafikte, dizide, bilgisayar oyununda) her alanda şiddet yoluyla sonuç alınacağına inandırılmış durumda...

"Kana kan, intikam" sloganı itidal telkinlerinden daha fazla taraftar topluyor.

Sükûnet çağrıları, TV'deki şiddet görüntülerinin, şehit cenazelerinin çığlığında eriyor.

PKK vurdukça milliyetçilik, şovenizm büyüyor.

Muhalefetin "O masayı yıkarız" diyerek askeri çözümde buluşması da diyalog arayışını suç haline getiriyor.

Öyle bir ortam ki "masa" lanetli sözcük; "silah" kutsal....

***

Ama silahı denedi Türkiye...

Şiddeti yücelten mesajlara alkış tutarak 20 yıl aralıksız savaştı.

Sonuç:

Güneydoğu'ya 30 bin ölü, 150 milyar dolar para gömüldü.

Sonunda Abdullah Öcalan yakalandı, savaş bitti sanıldı.

Bugünse başa dönmüş gibiyiz; hatta daha tehlikeli bir noktada:

Türkler ile Kürtlerin birbirine düşman edilmesi riskinin kenarında...

Bir dostun korkuyla söylediği gibi, "İnsanların birbirinin ismini sorup ateş açacağı bir Yugoslavya faciasının arifesinde..."

***
Zorlu bir kavşak bu:

Bir yol bizi Lübnan'ı harabeye çeviren türden etnik bir iç savaşa götürüyor.

Diğeri, bu sorunu geride bırakarak dünyaya açılmış bir demokratik refah toplumuna...

"Kan dökelim, ayrılalım" ya da "Kan dökelim, ezelim" diyenler ilk yola çekiştirip duruyorlar.

Oysa biz dağılmış bir imparatorluğun çocuklarıyız:

Ayrılmanın acısını biliyoruz; birlikte yaşamanın keyfini bildiğimiz kadar...

O yüzden ilk yola çekiştirenlerin dışında kalan büyük çoğunluk olarak aklıselimi konuşturup bu tehlikeli gidişe barışçıl bir çare bulmak zorundayız.

***

Evet, durum kötü görünüyor, ama avantajlarımız da var:

Asırlık, bir arada yaşama geleneğimiz...

Kız alıp vermiş, aynı türküleri söylemiş, etle tırnak kadar iç içe geçmiş oluşumuz...

Örgüte kızıp halka vurmanın sonuç vermediğini, sorunu daha da kökleştirdiğini gören askeri ve sivil yönetici kadrolar...

Ve bölgede, kışlada, dağda 20 yıllık savaşın yorgunluğu...

***

Son 10 günde yaşananlar, silahların yeniden konuşmasının nelere yol açtığını hepimize gösterdi.

Şimdi siyaset, silahın yerini ele almalıdır.

Herkes çözüm için seferber olmalıdır.

Çözümün ilk koşulu herkesin, şiddeti, terörü, silahı bir yöntem olarak kesinkes reddetmesidir.

Bakın Avrupa'da geçen yıl IRA, geçen hafta da ETA silah bıraktı.

Nasıl oldu bu?

Yarın da ona bakacağız.

Milliyet Gazetesi

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Can Dündar'in Diğer Yazıları
   Bağdat'ın kayıp milyarları
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.