Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
‘Müstemleke Valisi’ edâlılara ‘kapı’yı gösteremezseniz!.
Cumartesi, 15 Nisan 2006 - (08:19)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Amerika’nın bu hırçınlıklarının gerisinde ise, İsrail rejiminin endişeleri ve de ‘Amerika’nın İran’a yönelik saldırı planı için Türkiye’den destek bulamayışı’ yatıyor. Türkiye’ye bunun için baskı uygulanmaya çalışılıyor.


‘Türkiye Meclisi - Amerikan Kongresi Dostluk Grubu’nun Amerikan tarafındaki başkanı Robert Wexler’in Türkiye’yi ziyareti münasebetiyle 10/11 Nisan gecesi Meclis’te verilen ziyafette, B. Amerika’nın Türkiye’deki B. Elçisi Ross Wilson ile, Amerika’da Türkiye’yi ‘büyükelçi’ olarak uzun yıllar temsil etmiş olan CHP m.vekili Şükrü Elekdağ arasında sert bir tartışma olmuş..

 

Bu tartışma,  Başbakan Erdoğan’ın danışmanlarından C. Zapsu’nun, ‘American Enterprise Enstitute (AEI)’de, iki gün önce, ‘Siz Hamas’la görüşürken, biz de PKK ile mi görüşelim?’ şeklindeki bir eleştiriye, ‘Zâten görüşüyorsunuz..’ şeklinde çok direkt bir karşılık vermesinin devamı mahiyetinde olması açısından daha bir ilginç.. Ancak, bizdeki medya, konunun bu tarafı yerine, ‘kullanma’ kelimesinin kullanılıp kullanılmadığına öncelik verdi.

Halbuki, o tartışmada da, Amerika- Türkiye ilişkileri arasında ‘çok soğuk rüzgârlar’ estiğinin önemli ipuçları vardı.. Esasen, ‘Neo-con’ (Neo-Conservativs/ Yeni Muhafazakâr)lar denilen ve Bush sâyesinde Amerikan siyasetinin belirlenmesinde kendi hesablarına ‘altın çağ’larını yaşıyan (Amerikan Yahudi lobisi kontrollü) hareketin temsilcilerinin uzun zamandır, Tayyîb Erdoğan’a karşı hattâ her türlü diplomatik nezaketi bir tarafa bırakarak, ‘Erdoğan ikiyüzlü hareket ediyor.. AB ve ABD’yi birbirine karşı koz olarak kullanarak, İslam dünyasıyla gelişmeleri arttırıyor.. İslamo-faşist bir dünya kurmak istiyor.. Onmilyarlarca dolarlık arab sermayesi Türkiye’ye yöneliyor.. Atatürk devrimlerinin kazanımlarını yoketmek yolunda ilerliyor.. Irak’a asker gönderilmesiyle ilgili olarak, 1 Mart 2003 Tezkeresi’nin Türkiye Meclisi’nde reddedilmesinin ardında da onup parmağı var..’ gibi iddiaları en küstah saldırılar halinde sürekli dile getiriyorlar.

Tepkiler sert bir tartışma ortamında, tabiatiyle, fazla diplomatik olmayan bir uslûba da bürünebiliyor. Nitekim, Elekdağ ve Wilson gibi gedikli diplomatların tartışmasında da, şu soğuk dialog cereyan etmiş:


Elekdağ: Siz bize bundan 2.5 yıl önce ‘PKK'ya karşı operasyon yapacağız’ diye söz verdiniz. Bu sözünüzü tutmadınız. Örgüt cesaretlendi, eylemlerini artırdı.


Wilson:
Biz operasyon sözü vermedik.


Elekdağ: Türk kamuoyu PKK'nın ABD'nin tutumundan cesaret aldığını düşünüyor. Bir şeyler yapmalısınız. Hadi sizden askeri operasyon beklemeyelim, ama örgüt lojistiğini, suyunu, cephanesini sizin kontrol ettiğiniz topraklardan sağlıyor. Orada askerleriniz var, bunu önleyebilirsiniz.


Wilson: Bizim Kuzey Irak'ta hiç askerimiz yok.


Elekdağ: Ama PKK' nın orada rahatça lojistik destek bulması Türk kamuoyunda ' PKK'yı ABD cesaretlendiriyor' havası oluşturuyor.


Wilson:
Bu, çok büyük bir saçmalık. ABD'ye hakaret ediyorsunuz!.


Elekdağ: O zaman söyleyin, PKK'yı yok etme sözü verdiniz mi vermediniz mi?


Wilson: Ben böyle bir söz hatırlamıyorum.


Elekdağ: Demek ki, bizim yetkililerimiz halka yanlış bilgi (!?) veriyormuş. (Böyle bir ihtimali, Elekdağ’ın, Meclis’de değil de, bir yabancıya karşı dile getirmesi ayıbın da ötesinde.. Nitekim, Amerikalı fırsatı kaçırmamış..)


Wilson: Sizinle bu konuyu yüzyüze görüşmemiz lâzım. Sizin ABD'nin dostu olduğunuzun farkındayım. Sözlerim de şahsınıza yönelik değildi..’


Elekdağ ile Wilson arasındaki tartışmaya daha sonra Wexler de katılmış ve Elekdağ'ın ‘PKK'nın eylemlerinden ABD'yi sorumlu tutan’  sözlerine, ‘Hamas intihar saldırısı düzenlese, biz de Türkiye'ye, 'siz Hamas'la görüştüğünüz için cesaret aldılar’  desek, olur mu? Washington'da Türkiye'nin dostları zor duruma düşürülmüş oldu. Türkiye'nin düşmanlarına ise, koz verildi. Ama benim bu ziyarette anlamakta güçlük çektiğim konu şu: Türkiye'nin bu ziyaretten çıkarı ne oldu? HAMAS'ın ne çıkar elde ettiğini biliyoruz. Ama Türkiye'nin ne fayda sağladığı belli değil..’ diye Türkiye’yi sorgulamayı sürdürmüş..

 

Wexler ayrıca Erdoğan ve Gül'le görüşmesinde de tekrarlamış, eleştirilerini.. Erdoğan ise, ‘HAMAS'la yapılan görüşmenin doğru ve barış için gerekli olduğunu; ABD'nin PKK için bekleneni yapması gerektiğini ve PKK'nın terör eylemleri sebebiyle, Türkiye’nin tahammül sınırının daraldığını’ hatırlatmış..

 

Amerika’nın bu hırçınlıklarının gerisinde ise, İsrail rejiminin endişeleri ve de Amerika’nın İran’a yönelik saldırı planı için Türkiye’den destek bulamayışı’ yatıyor. Türkiye’ye bunun için baskı uygulanmaya çalışılıyor. Nitekim, ünlü Amerikan gazetecisi Seymour Hersh, Washington Post'ta ‘İran’ı vuracağı’nı yazıyor; CIA’den Graham Fuller gibiler de, gerilimi kontrol için, 'saldırı-maldırı yok, bu söylenti İran'ı korkutmak için caydırıcı bir dümen..' diyor..

 

Türkiye’nin de sıkıntıları büyük ve USA emperyalizmi PKK’yı ona karşı bir koz olarak ‘hazır’da tutuyor. Bu durumda, Amerikan yetkililerinin ‘Müstemleke Valisi’ edâlı küstah tavırlarına karşı, Tayyîb Bey de, artık, USA Büyükelçisi’ni ‘persona non grata’ (istenmeyen adam) ilân edebileceğinin işaretlerini vermeye başlamazsa, Amerikalıların müdahaleleri daha bir frenlenemez hale gelebilir..

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.