Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Dönüm noktası
Cumartesi, 15 Nisan 2006 - (09:39)
Fehmi Koru
Yeni Şafak Gazetesi

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Yakın tarihimizin hiçbir döneminde tek bir siyasî kadronun sırtına bu denli ağır bir yük pek binmemişti. Ak Parti ve hükümeti bunun bilincinde olarak hareket etmeli ve önüne kurulan tuzakları da bu bilinçle aşmanın yolunu bulmalıdır.


İki tür insan vardır: Tesadüflere inananlar ve tesadüflere inanmayanlar... Ben ikinci grupta yer alıyorum. Çevremde, ülkemde ve dünyada yaşanan gelişmelerin belli bir ana fikir etrafında meydana geldiğine inanırım. Böyle bir kanaate sahip olduğum için bugüne kadar bir zarar görmedim.

2006 yılının dünyada önemli gelişmelere sahne olacağına inanıyorum. O gelişmelerin bir bölümü Türkiye'yi çok yakından ilgilendiriyor; gelişmelerden belki de en fazla etkilenecek ülkelerin başında geliyor Türkiye. Gelişmelerin politikaya bakan yüzünde Ak Parti var ve hemen her kıpırtı Ak Parti'yle bir biçimde ilintili olmak zorunda. Aylar önce, "İleride takvime bakıp keşke 2006 yılı olmasaydı" denilebileceğini yazdığımı hatırlayan çıkacaktır.

2006 yılını özellikli kılan dış ve iç iki önemli olay var. ABD'de George W. Bush yönetimi zorda ve kasım ayında yapılacak ara seçimden ağır yara alarak çıkmamak için başvuracağı seçeneklerin başında İran'ı hedef alan bir harekât geliyor. Türkiye'de ise, 2007 mayıs ayına endeksli cumhurbaşkanı seçimini yenilenecek bir Meclis'e yaptırmak isteyen etkili çevrelerin Ak Parti'ye erken seçim kararı aldırma planları var. Dışta ve içte paralel gelişen bu iki olaydan Ak Parti ve hükümeti şimdiden kaçınılmaz biçimde etkileniyor.

İki paralel gelişmenin takvimleri de birbiri üzerine oturuyor. Kasımda yapılacak bir seçim için İran'la hesaplaşmasını şu sıralarda tırmandırması şart ABD'nin; tabii İran'ın da eli armut toplamıyor, o da oyun bozmak üzere bütün kozlarını şu günlerde oynamaya başladı. Türkiye'de de erken seçim isteyenlerin bu kararı almaya yarayacak zorlamalarını şu günlerde birbiri ardına sahneye koymaları gerekiyor. 'Mart sendromu' tezim bu temel kabuller üzerine oturuyor. Martın ilk günlerinde başlayan tezimi doğrulayıcı dış ve iç gelişmeler hız kesmeden devam ediyorsa, sebebi budur.

Bağrında çok deneyimli politikacıları da barındıran Ak Parti'nin kendisini birebir etkileyecek gelişmeleri öngörmemiş olması düşünülemez: Washington İran'a karşı tavrını sertleştirecekse Ankara'yı da yanında bulmak isteyecektir; Ak Parti'de gönülsüzlük sezerse ABD, üslubunu sertleştirecektir de... Başbakan Tayyip Erdoğan'ın iki danışmanını Washington'a göndermesi bu öngörüyle ve Washington'a mesaj verme kaygısıyla ilintili olmalı.

Doğru amaç yanlış araç ve yöntemler yüzünden beklenen başarıyı getirmeyebilir. Dışta da içte de bir cangıla dönüşme istidadındaki global ve yerel platformlarda hata yapma marjı sıfır Ak Parti ve hükümetinin... İran konusunda bir hatalı adım veya kafa karıştırıcı açıklama iç dengeleri bozabileceği gibi, içeride habersiz yakalanacağı bir gelişmeye vereceği yanlış tepki de hükümetin elini dış politika tercihlerinde zayıflatabilecektir.

Ne dışarıda ne de içeride yanlış yapabilir Ak Parti ve hükümet. Ufacık bir yanlış bile, yalnız kendisi için kötü olmaz, ülkeyi de sonu belirsiz mâceralara sürükleyebilir.

Bugünden sonra meydana gelecek yeni gelişmelerde, Ak Parti ve hükümetinin, dış ve iç aktörlerin davranış tarzlarını öngörmesi ve önalıcı politikalar belirlemesi şarttır, ama bu bile tek başına yeterli değildir. Kendi içinde birlik ve bütünlüğünü koruyabilmesi de gerekiyor Ak Parti'nin... Oysa, dıştaki ve içteki hemen her gelişme partinin içini karıştırmayı hedefliyor. 2006 yılını kazasız-belâsız atlatmayı başarırsa hükümet, 2007 yılını, sadece kendisi için değil ülke için de bir dönüm noktası yapabilir.

Yakın tarihimizin hiçbir döneminde tek bir siyasî kadronun sırtına bu denli ağır bir yük pek binmemişti. Ak Parti ve hükümeti bunun bilincinde olarak hareket etmeli ve önüne kurulan tuzakları da bu bilinçle aşmanın yolunu bulmalıdır.

Tabii, çevrelerinde, Türkiye'de ve dünyada meydana gelen olumlu-olumsuz gelişmelerin tesadüf sonucu olduğuna inanıyorlarsa, o zaman başka...

Yeni Şafak Gazetesi

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Fehmi Koru'in Diğer Yazıları
   Kanun bir çalgı âleti değilse
   Pakistan bize benzemez
   Tahran'dan ileriye...
   İnsaf yahu!
   Adını koyalım: Fiyasko
   Modalar ve niyetler
   Ben Bilderberg'te iken
   Sağduyuya ihtiyaç var
   Zekâya da hakaret
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.