Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
‘Chole Teyze’ Rice ve, ‘Amerika- İslâmî İran’ satrancı
, 29 2006 - (08:38)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Colin Powell ile Condolezza Rice birbiri ardınca, Amerikan Dışbakanlığı’na getirilen iki siyahî.. 40 sene öncelerde, 1965’lerden önce, ‘zenci’lerin restoranlara girmesine bile müsaade olunmazdı ve ‘köpekler ve zenciler giremez.. ‘ denilir, bindikleri otobüsler bile ayrı olurdu.. Nereden nereye.. Şimdi Amerikan Gen. Kur. Başkanı bile olabiliyorlar (ki, Powell önce, Pentagon Başkanlığı’na gelen bir generaldi..) ve yüksek bürokraside ve hatta yönetimin en etkili ve üst kademelerinde yer alıyorlar.

Hattâ, Bush’un ikinci dönem başkanlığının sona ereceği Kasım-2008’de, Demokrat Parti’nin, eski Başkan Bill Clinton’un eşi New York senatörü Hillary’yi başkan adayı göstereceğinin giderek güçlenmesi üzerine, Cumhuriyetçi’lerin de bir kadın aday göstermeye yönelmek ihtiyacı duyacağı ve Condi’nin bu açıdan en münasip kişi olabileceği bile siyasî çevrelerde sözkonusu ediliyor.Yani, bir ‘zenci’nin Amerikan Başkanı olması ihtimali bile sözkonusu.. Ve, Condi’yi o güçte görenler de var..

150 yıl öncelerde, 1860-63 arasındaki Kuzey- Güney arası korkunç iç savaş, ‘zenci’lere insan muamelesi yapılıp yapılamıyacağı üzerine çıkan ihtilaflardan da beslenmişti.. Kuzey eyaletleri zencilere insan muamelesi yapılmasını isterken, geniş çiftliklerinde köle çalıştırmak ihtiyacı duyan Güney’deki zengin eyaletler, ‘zencilerin insan sayılamıyacağını’ düşünüyordu.. Hattâ, sadece zencilerin değil, kadınların da.. Nitekim, 1855’de, Amerikan Kongresi, ‘Evet, bütün insanlar Tanrı tarafından eşit olarak yaratılmıştır, ama, kadınlar ve zenciler da insan sayılacak mıdır; asıl mes’elemiz bu!’ görüşünü tartışıyordu.. Amerikan emperyalizmi, şimdi de o mantığı müslümanlara uygulamaya çalışıyor..

BU arada, Amerikan tarihinin en insan tiplerinden sayılabilecek (Kuzey’li) Abraham Lincoln’ün başkanlığı döneminde cereyan eden ve Güney’lilerin yenilgisi ve Lincoln’ün de öldürülmesiyle noktalanan içsavaş öncesinde, bir taraftan da ‘iyi zenci’ imajının oluşturulmasına çalışılıyordu. Bu ihtiyaca en iyi cevabı, ‘Tom Amcanın Kulübesi’ (Uncle Tom’s Cabin) isimli roman vermişti..

‘Tom Amca’, ‘beyaz efendi’ sinin gözünde iyi sayılan işler yapmaktan zevk alan ve ona sâdıkane hizmet eden, iyi yürekli bir ‘siyahî köle’dir. Onun, yemekleriyle de şöhret kazanan hanımı, ‘Chole Teyze’ de, sadâkat ve hizmette, aynı durumdadır..

Powell ve Rice’ı her görüşümde, aklıma daima, beyaz efendilerine hizmet etmek için çırpınan, yırtınan Tom Amca ve Chole Teyze gelir..

Çağdaş bir ‘Chole Teyze’ durumundaki Condolezza Rice, geçtiğimiz günlerde, Atina’dan sonra Ankara’ya da geldi.. Ve oradan, Sofya’ya gideceğini açıklayıp Bağdad’da ortaya çıkıverdi.. Condi’nin uluslararası diplomaside ‘dikte edici’ bir Amerikan Dışbakanı olduğu biliniyor..

O, Amerikan emperyalizminin Ortadoğu gibi bir karmaşık problemler diyarındaki menfaatlerini korumak ve ‘Beyaz Efendi’sine sadâkatle hizmet etmek lezîz bir yemek hazırlamak için, bu satranç oyununun taşlarının ne zaman ve nasıl oynatılacağı hususunda son derece dikkatli.. Çünkü karşısında USA emperyalizminin 30 yıla yakın zamandır başbelâsı olan İran İslam Cumhûriyeti bulunuyor..

Ve bu satrançta, mat olmak tehlikesi herkes için muhtemel; hem de ‘dilârâ matı’yla..

Evete, bu çetin oyunda iki ‘şah’ vardır.. Birisi, İslamî İran tarafı; diğeri, B. Amerika! Türkiye bu oyunun içinde, bölgenin öteki rejimleri gibi, oyunun gelişmesine göre, ‘vezir, fil, kale’ veya (‘şah’ın korunması için) gerektiğinde ‘vezir’ konumuna bile geliveren ‘piyon’lar durumunda olan bölge ülkelerinden birisi konumunda..

Her ne kadar, Türkiye’de ‘siyasî iktidar’da bulunanlar başka hedefler gütmek istese bile, hele de son 50 yılının genel siyasetini Amerikan emperyalizmine göre ayarlamış olan laik rejimin, bu genel düzenleme dışına çıkabilmesi, devrim çapında bir ‘İslamî qıyâm’ olmadıkça neredeyse imkansızdır. Çünkü, ‘Laik rejimin durumu ve geleceği’ üzerinde Amerika’lılara brifingler veren ‘asker’lerin yönlendirmesindeki bir rejimin emperyalist manyetik alan dışına çıkması veya aykırı kararlar alması zordur.

Rice’ın Ankara’ya yaptığı ‘24 saatlik iş gezisi’sinde onun bir şeyler ‘dikte ettiği’ ve bunların uygulama imkanları üzerinde görüş alışverişi yapıldığı tabiîdir. Ama, müstakil / bağımsız bir dışsiyaset takib edileceği sözleri bir iddiadan öteye geçemez. Esasen, eski AK Parti’nin eski Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış da Rice’ın gelmesinden önceki saatlerde, NTV’de, ‘hangi konularda anlaşılamıyacağı üzerinde anlaşılabilir’ diyor, ‘buhranı zamana yayma taktiği’ne ağırlık verilebileceğinden haber veriyordu. Bu buhranın İİC tarafına bakıldığında ise.. Buhranın bu kadar sert tartışma ortamına çekilmesi ve tırmandırılmasında bir taktik yanlış yapılıp yapılmadığı hususunda İran içinde bile görüş farkı bulunmaktadır. Ancak, İran dönüşü olmayan bir yola girmiş ve bir yüksek teknolojik güce erişmiştir.. Bu gücü iyi yönetmek de ayrı bir maharet ister. Hatırlayalım, 8 yıl süren ‘İran- Irak Savaşı’nın son demlerinde, Saddam’ın nefesi iyice tükenince, Amerikan emperyalizmi, Saddam’ın yanında savaşa (resmen değil, ama) fiîlen girmiş ve hattâ bir İran yolcu uçağını bile 300 yolcusuyla birlikte vurmuş ve zamanın USA Başk. Yard. olan (baba) Bush da, ‘İran’ın daha ağır sonuçlarla karşılaşabileceği’ tehdidlerini savurmuştu. O zaman İİC bir yol kavşağına gelmişti.. Ya, İran’ı büyük bir Kerbela halinde bırakmak, ya da, buhranı zamana yaymak, şerri geciktirmeye yönelmek.. Öyle bir hassas demde, İran’ın çok sert bir karşılık vereceği beklenirken, (rahmetli) İmam Khomeynî beklenmiyen bir karar almış ve ‘İslam’ın ve Müslümanların maslahatını, ‘ateş-kes’i kabulde gördüm.. Zehir kadehini başıma dikiyorum..’ diyebilmişti.. İİC yine öyle bir açıklama bile yapabilir.

Keza, USA emperyalizminin de rahat olmadığı, ‘İran’a saldırmanın, Amerika’nın çökmesiyle neticelenebileceği’ne dair, Brzezinsky gibi ünlü stratejistlerce dile getirilmesi bunu gösteriyor. Yani, bir savaş çılgınlığının sonunu kimse kestiremez..

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.