Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Türkiye'deki İslamofobi, Batı'dakinden berbat!
29/04/2006 - 11:50
Yusuf Kaplan
Yeni Şafak Gazetesi

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Türkiye'deki İslamofobinin, özellikle son yıllarda, münhasıran da o lanet olası 28 Şubat sürecinden sonra iyice kontrolden çıktığını, gemi azıya aldığını görüyoruz. Bu kampanya, 28 Şubat sürecinde, önce İslâm'ı ve İslâmî kesimleri hedef göstererek, "topyekûn savaş" manşetleriyle ivme kazandı, rayından çıkmaya başladı.


İslamofobi olgusunu, biz, yalnızca Batılıların İslâm düşmanlığı ve İslâm korkusu olarak algılıyoruz. Oysa Türkiye'deki İslamofobi, Batı'dakilere rahmet okutacak kadar çığırından çıkmıştır.

Yüz yıl önce İngiliz Avam Kamarası'nda Başbakan Gladstone'un yaptığı konuşmayı hatırlıyor musunuz? Aynen şöyle demişti, "kurt" İngiliz politikacısı: "Biz, bu Türkleri, savaş meydanlarında yenemiyoruz. Çünkü ellerinde Kur'ân var rehber olarak. Eğer biz Kur'ân'ı ellerinden alabilirsek, o zaman bu milleti dize getirebiliriz."

Bugün, Kur'ân elimizden alındı: Çocuklarımızın, 12-15 yaşına kadar Kur'ân öğrenmeleri resmen yasak. İnsanlığa medeniyetin, hakkın, hukukun, adaletin, toplumsal ve küresel barışın nasıl temin ve tesis edilebileceğini öğreten, büyük tarihsel atılımların ve açılımların kaynağı olarak Kur'an'ın bırakınız siyasî, toplumsal, ekonomik, kültürel ve entelektüel hayatımızda rehberimiz olarak kabul edilmesini, Kur'ân'ın okutulması, öğretilmesi bile çocuklarımıza "haram" bugün!

Bu ne iştir arkadaş? Biz kimiz sahi? Batılıların gönüllü sömürgesi miyiz?

Şunu iyi bilelim: Eğer Kur'ân'ı yeniden hayatımızın merkezine yerleştiremezsek, bırakınız yeniden büyük tarihsel atılımlara ve açılımlara imza atabilecek bir istiklale ve istikbale kavuşabilmeyi, Batılıların seküler projelerini uygulayarak köleleşmekten, metamorfoza uğramaktan, bu ülkede hırsızlığın, yolsuzluğun, cinsel sapkınlıkların, ahlâksızlıkların, uyuşturucuların bu toplumu içerden çökertmesine yol açmasını önleyemeyiz ve tarihten silinmekten kurtulamayız.

Türkiye'deki İslamofobinin, özellikle son yıllarda, münhasıran da o lanet olası 28 Şubat sürecinden sonra iyice kontrolden çıktığını, gemi azıya aldığını görüyoruz. Bu kampanya, 28 Şubat sürecinde, önce İslâm'ı ve İslâmî kesimleri hedef göstererek, "topyekûn savaş" manşetleriyle ivme kazandı, rayından çıkmaya başladı.

Bu kampanyanın İslâm'la küresel savaş sürecinin Türkiye ayağı olduğunu görmemek için ya gerçekten aptal veya "satılmış" olmak gerekiyor.

Türkiye'de özellikle gladyatörlere dönüşen medyatörlerin ve türlü tuhaf aktörlerin, mesela TÜSİAD'ın bile İslâmî her gelişmeyi, sembolü, atılımı ve açılımı, "bunlar Türkiye'yi karanlık Ortaçağ zihniyetine sürükleyecekler" naralarıyla aşağılamaları, bu kişilerin ne kadar beyinsiz olduklarının ürkütücü bir göstergesidir. Çünkü "Ortaçağ karanlığı zihniyeti", Müslümanlara değil, bizzat gönüllü acentası gibi çalıştıkları Batılılara, Batı tarihine ait bir hadisedir. Ortaçağ'ın Müslümanların, insanlığa ve tabiî Batılılara medeniyetin ne demek olduğunu öğrettikleri bir "altın çağ" olduğunu bilemeyecek ya da bildikleri hâlde gözardı edecek kadar beyinsizleşmiş kişiler bunlar.

Yeter artık diyorum, yeter! Ortaöğretimde Hz. Peygamber'le ilgili bir yarışma düzenlendi diye bir kaşık suda kopardığınız fırtına, bu kutlu dine ve onun yüce önderine yönelik yaptığınız iğrenç yayınlara artık son vermek zorundasınız. Bir taraftan "yüce dinimiz" diye başlayan cümleler kurup ardından o yüce dine, o yüce dinin hayata aktarılması için zihinlerini, beyinlerini, birikimlerini seferber eden bu ülkenin en temiz insanlarına karşı başlattığınız yıpratma, hayatlarını zehir etme kampanyasına artık son vermek zorundasınız.

Burası neresi kardeşim! Burası Müslüman bir memleket mi? Öyleyse, nedir şu başörtüsü zulmü? Dünyanın hangi ülkesinde var böyle bir zulüm? Bu milleti ayakta tutan, birliğinin, dirliğinin, bütünlüğünün, ruhunun sigortası olan, bu ülkeyi sömürgecilere peşkeş çektirmeyecek yegane kaynak olan İslâm'a, İslâmî sembollere, İslâmî değerlere ve bunlara sahip çıkan insanlara sahip çıkmanız, teşekkür etmeniz gerekirken, siz küfrediyorsunuz. Bunu, Batılı sömürgeciler bile yapamazdı.

İstediğiniz şey, eğer topyekûn İslâm'ı terketmemiz, paçavraya çevirmemizse, yapalım; yapalım da bakalım bu topraklarda bir saniye bile nefes alabilecek bir varlık gösterebilecek miyiz, görelim o zaman!

Yeni Şafak Gazetesi

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Yusuf Kaplan'in Son 10 Yazısı
   Ilımlı İslâm ve Türk İslâmofobisi
   Amerika izlenimleri: 'Terra incognita'nın yeniden keşfi (mi?)
   Amerika izlenimleri: Akademi, sistem ve kilise
   İslâm'ın gücü ve Türkiye'nin “yük”ü
   Gayr-ı Müslimler, Osmanlı ve laiklik
   Medeniyetler ittifakı ya da patinaj yapmak
   Ey laik Türk militerati'si “aklını kullan”
   Anahtar, Bediüzzaman/da/dır
   Dünyanın Müslümanlaşması tehlikesi
   İHL kuşağı, bu ülkenin geçmişi ve geleceğidir
   İSAM, neden çağdaş bir beytü'l-hikme olmasın ki!
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.