Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Dört amca, dört tavır
29/04/2006 - 12:01
M. Emin Yıldırım

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Amcalarda yaşıyor, Muhammed’de.. Ebu Leheb ölmedi, Ebu Cehil kıtalar dolaşıyor... Herkes hayatında hangi amcanın rolünü oynadığını gözden geçirsin. İsimlerin farklı olması neyi değiştirir ki; önemli olan tavırlar değil mi?


Amca vardır; Ebu Leheb’dir. Düşmanlıkta size karşı sınır tanımamaktadır. Gözlerinden süzülen öfke ve nefretle sizi yok etmek için tüm imkanlarını kullanmaktadır. Evinin hanımı Ümmü Cemil ile birlikte yürüdüğünüz yollara dikenler sermekte, dolaştığınız meclislerde arkanızdan dolaşarak size olan teveccühleri engellemeye çalışmakta, her türlü sözlü ve fiili saldırıyı yapabilmektedir. İnsanlara demektedir ki; “Ben onu çok iyi tanıyorum. O benim yeğenimdir; büyülenmiş, aklını yitirmiş bir mecnundur. Sakın onun söylediklerine inanmayın.” Eğer birileri bu kadar düşmanlığın fazla olduğunu ona hatırlatırsa bu seferde ücret mukabili adamlar tutup, size karşı yapılmasını arzuladığı şeyleri onlara yaptırmaktadır. Siz yine de umutla herkese açtığınız kanatlarınızı ona da açarsınız; davetler tertiplediğinizde onu da çağırırsınız. O da davetinize icabet eder. Ama o dinlemek için değil, ifsat etmek, ortamı germek, sizi karalamak ve sizin itibarınızı sarsmak için yanınıza gelmektedir. Artık düşmanlığı öyle bir boyuta ulaşır ki; arşı titretir ve alemlerin gerçek maliki onu ve onun gibi olanları kınayarak, şiddetli bir azabın onları beklediğini haber verir. O ve ona yardımcı olanların boyunlarına dolaşan iplerle nasıl ateşlere atılacakları bildirilir. Siz bu mesajları onlara bildirince onlar düşmanlıklarından vazgeçecekleri yerde, daha da azgınlaşır, daha da düşmanlıklarını artırırlar. Artık size düşen onlara karşı dikkatli olmaktır.

Amca vardır; Abbas’tır. Size karşı tarafsızdır. Sizin yanınızda yer almasa da açıkça ve isteyerek size karşı da tavır da almamaktadır. Gönlünde size karşı bir meyil vardır. Ama bir türlü bu yönelişi fiile döküp, sizinle olamamaktadır. Mekke size karşı ordu hazırlayıp Bedir’e gönderirken onu da zorla içlerine almış, sen de bizimle gelmelisin diyerek şirk cephesine ait ordunun içerisine dahil olmuştu. Siz Abbas’ın onlarla beraber olduğunu duyduğunuzda yanınızdakilere demiştiniz ki; “Abbas'a her kim rastgelirse sakın onu öldürmesin. Çünkü O, buraya müşriklerin zoru ile gelmiştir.” Neticesinde Abbas sizin elinize esir olarak düştüğünde siz onun yüreğinde öfke ve kine dair herhangi bir iz taşımadığını bildiğiniz için onu bağışlarsınız. Yüreğindeki sevginin, amele dönüşmesine yardımcı olursunuz. O da iman ederek size katılır, sizin yanınızda olmasa da, sizin davanıza bundan sonra destek olur. Ta ki, Medine’nize gelinceye kadar, adeta sizin bir temsilciniz olarak Mekke’de kalır.

Amca vardır; Ebu Talib’tir. Getirdiğiniz ve temsil ettiğiniz düşüncelere inanmasa da size karşı dosttur. Elindeki tüm imkanları sizi korumak için seferber etmiştir. Mekke’nin karanlık günlerinde o size bir ışık ve bir dayanak olmuştur. Ne zaman bıçak kemiğe dayansa; Ah amcam der ona sığınır, o da bir anne gibi şefkatle kolları arasına sizi alır ve size herhangi bir zararın ulaşmasına engel olurdu. O sürekli size yönelen her türlü fiili ve sözlü saldırılara karşı koymakta, birçokları o var diye düşmanlıklarını ileriye taşıyamamaktadır. Kendisi inanmasa da oğlu Ali’ye; “Oğlum! Muhammed’in yolunda ol. Vallahi! O sadece seni hayra çağırır ” demektedir. Sizi ve oğlu Ali’yi namaz kılarken hayranlıkla seyretmekte, diğer oğlu Cafer’e de “Bak Cafer, Ali amcasının oğlu Muhammed’in sağında duruyor. Hadi sende koş solunda dur” diye onu teşvik etmektedir. Siz bu amcanızın iyiliklerini bir ömür unutmayacak ve onu hep hayırlarla anacak, men edilmediğiniz sürece onun için dua dua yakaracaksınız.

Amca vardır; Hamza’dır. Yiğittir, korkusuzdur; ıssız çöllerin aslan avcısıdır. Akşam avdan dönünce sizin o gün başınıza gelenlerden haberdar olur. Doğruca ümmetin Firavunu Ebu Cehil’e gider ve ona elindeki yayla öyle bir vurur ki; başından kanlar akmaya başlar. Sizi savunmanın mutluluğu içerisinde gelir ve Ebu Cehil’e yaptığını anlatır. Ama sizde hiçbir memnuniyet işareti görmez. Bu sefer size der ki; “İntikamını aldığım için sevinmedin mi?” Siz ise onun yüreğindeki perdeleri açmak için dersiniz ki; “Asıl beni sevindirecek olan, senin benim için birilerinden intikam alman değil, benim getirdiğim mesajlara iman etmendir. Eğer benim gerçekten sevinmemi istiyorsan, ben ancak bununla sevinirim.” Hamza ise size karşı derin bir muhabbet beslemektedir. Bu sevginin yüreğinde oluşturduğu fırtınaların ancak bir tek cümle ile durulacağının farkındadır. İşte o cümle; La ilahe illallah Muhammedün Resulullah’tır.” Amca Hamza bu cümleyi söyleyerek gerçek sevginin ne olduğunu dost-düşman herkese gösterecektir. Hayatının bundan sonraki kısmını da sizi savunmak, korumak ve getirdiğiniz mesajların yayılması uğruna harcayacaktır. Bu kutlu yolun sonunu da Uhud’da kanını ve canını Muhammedî mesajların yoluna feda ederek, gerçek amcalığın nasıl olduğunu ispat edecektir.

Amcalarda yaşıyor, Muhammed’de.. Ebu Leheb ölmedi, Ebu Cehil kıtalar dolaşıyor... Herkes hayatında hangi amcanın rolünü oynadığını gözden geçirsin. İsimlerin farklı olması neyi değiştirir ki; önemli olan tavırlar değil mi?

Vakit Gazetesi

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'M. Emin Yıldırım'in Diğer Yazıları
   Eyvah! Dâvâm!
   Yetiş Ya Muhammed!
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.