Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Halil Ürün‘den Şener’e ve Tayyîb Bey’in faiz açıklamasına dair..
Çarşamba, 17 Mayıs 2006 - (12:54)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Bugün birkaç konuya bir arada değinmek istiyorum..

1- Konya Belediyesi’nin eski ve ünlü başkanı Halil Ürün’ün aile geçimsizliği ve hanımını dövmesi hadisesi üzerindeki tartışmalar geniş toplum kesimlerine yansımış bulunuyor. Gerçi, Kürşad Tüzmen’in ismi etrafında da iddialar varsa da, onun, AK Parti’nin çekirdek kadrosuyla bir ilgisi olmadığından, üzerinde durmaya değmez..

Ancak, bu gelişmelere bakılarak, bazıları, çalışmalarından dünlerde gururlandıkları arkadaşlarının felaketlerinden neredeyse zil takıp oynayacak gibi bir sevinç duyuyor.. Böyle zamanlarda ‘Bizden ayrılmanın musibeti işte böyle olur..’ gibi, ancak safdil insanları kandırması gereken laflar da bir ayrı facia..

Kaldı ki, bilenler bilir ki, bu gibi durumlar bizim camiamızda da her zaman vardı.. Ama, başkalarına yakışanlar bize yakışmayabilir.. Nitekim, ‘televole ekonomistleri’ diye isimlendirilen ekipten Prof. D. G.‘nin de eşini dövdüğüne, hattâ ona kafa attığına dair raporlar medyaya yansıdığında fazla bir ilgi uyandırmamıştı. Çünkü, laikler her ne yapsalar, onlara yakışır, bu aykırılıklar.. Ve amma, müslümana, asla! Ayrıca, ‘Deveye binen çalı ardına gizlenemez’, kamuoyunun gözü üzerinizdedir.. Toplum içinde sıradan insanların yapabildiklerini, ‘deveye binenler’ yapamaz..

H. Ürün’ün 35 yıllık eşi ve Refah- Fazilet P. döneminde, Kadın Kolları Başkanlığı yapmış, faal bir isim olan Esma Hanım’ın açıklaması dünkü medyada yer aldı.. Onun -büyük dedikodulara vesile olan- geçmişteki iktisadî teşebbüslerini göz önüne getirmeyip, sırf bu açıklamalarına baktığımızda, genelde doğru şeyler söylediğini söyleyebiliriz: Zaman zaman ufak tefek şeyler, dayak boyutunda değil, sözlü oluyordu. Ancak, hayatını bir başkasıyla paylaşması devreye girdi. Bunu uzun zamandır seziyordum. Sürekli inkar etti. Kesinlikle böyle bir şey olmaz, dedi. (…) 'Ya ben, ya o!' dedim. Ve, böyle devam edemeyeceğimizi söyledim. Ayrılmak istediğimi söyledim. Bunu söylediğim için dayak attı. Ama, ikinci eş, çok onur kırıcı. (…) Hoş şeyler olmadı. Siyasî olarak bir yere gelmiş insan.. Yıllarca olayları içimde halletmeye çalıştım. Ama, olmadı.’ diyor ve devam ediyor: ‘Ben, feminist değilim. Ben, çalışan kadın, hemen erkeğine karşı çıksın, 'para kazanıyorum' diye evliliklerini bozsunlar demiyorum. (…) Ev kadınları, sosyal güvenceleri olmadığı için (bu gibi huzursuzlukları) sineye çekiyor. Aile içinde zulüm görmüş ama, ayıp, günah, ‘el-âlem ne der?’ diye sineye çekiyorlar. Ben, İslam dini ve hukukunu iyi bilirim. İslam, kadınlara çok geniş özgürlükler vermiştir. (…) İkinci evlilik, Allah'ın emri değil.. İslam dininde, kadının bir rahatsızlığı, bir eksiklik, bir sakatlık varsa, ortada bir savaş, zarûret varsa, kadınların mağdur olmamaları için (cevazlar) verilmiş. (…)’

Evet, Müslüman/toplumların ortak derdi olan bu konular üzerinde düşünülmelidir.

-Âdil Düzen’i ortaya atanlar, savundular mı ki?-

2- Başb. Yard. A. Lâtif Şener; ‘âdil düzen’i hiç savunmadım’ deyince, itirazlar yükseldi.. Niceleri, Şener’i bizzat kendilerinin toplantıdan toplantıya taşıdıklarını söyleyip onu yalanlamaya çalışıyorlar.. Ama, o da, ‘karşı çıkmadım, ama sustum..’ diyor. Şener’le, 10 yıl öncelerde, günlerce süren sohbetlerimizde, (sonraları en ağır eleştirileri yönelteceği)Erbakan’a toz kondurmadığını hatırlıyorum da, ‘âdil düzen’den söz edip etmediğini hiç hatırlamıyorum.. Ancak, ‘Âdil düzen’ sloganını bayrak edinen bir partinin -üstelik- Maliye Bakanlığı’na bile getirilen bir kimsenin, inanmadığı bir slogan karşısında susması, Şener’in şahsiyetine de gölge düşürebilir..

Şener, bir siyasetçinin ulaşabileceği nice yüksek makamlara genç yaşta ulaşmış birisi.. Ancak, biraz daha yükselmek ister gibi bir izlenim veriyor. ‘Yüksekten korkma rahatsızlığı’ olanlar dışında, yükselmekten elbette korkulmaz. Ama, zorlamayla ve başkalarının iteklemesiyle yükselme, altınızdaki sandalyenin çekilmesiyle dârağacına da dönüşebilir. Kaldı ki, Şener’in dolduruşa gelmiyecek ve bugün yaptığı bazı açıklamalardan da, sonra üzülecek kadar zekî ve dikkatli olduğunu düşünüyorum.. 1960’larda bir ‘demiryolu çalışanı’ olan babası vefat edince, Sivas İstasyonu’nda sakız ve su satarak ailesinin geçimini temin etmeye çalışan 7 yaşındaki bir çelimsiz sarışın çocuğun, kendisini hesaba çekecek kadar bir kalb hassasiyeti vardır, umarım.

Ancak, bugün ‘âdil düzen’e sahib çıkmayışı yüzünden Şener’i eleştirenlerden niceleri, hiçbir kanunî mecburiyet yokken, içi doldurulduğunda, o güzel ‘âdil düzen’ sloganını bizzat kendilerinin de terkettiklerini niçin hatırlamazlar?

-‘Faiz’i yeniden tarif etmek’ derken.. -

3-Tayyîb Bey, D-8‘ler toplantısına katılmak üzere gittiği Endonezya yolunda ilginç açıklamalar da bulunmuş.. Bunlardan birisi de, ‘faiz devalüasyona göre yeniden tarif edilmelidir..’ şeklinde.. Esasen, Mısır’da Ezher ulemasından niceleri, yıllardır, bu yaklaşımı savunuyorlar..

1977 yılında da, zamanın Diyanet İşl. Başkanı Prof. Süleyman Ateş, benzer bir değerlendirmede bulunmuş ve bu görüşe karşı, Millî Gazete’de, ‘Ateş Hoca, ateşle oynama..’ diye bir yazı yazmıştım.. Bugün de aynı görüşü savunuyorum.. Çünkü, faiz konusuna, kapitalist ya da, komünist/sosyalist bir ekonomik yapıya göre yaklaştığımızda ayrı ayrı yerlere varılır. Unutmayalım ki, komünist uygulama döneminde de, Sovyetler’in müslüman bölgelerindeki Başmüftî Ziyaeddin Babahanof gibi ‘kapıkulu uleması’ tipleri, İslam’ı egemen komünist sisteme uygun şekilde yorumluyordu. Faiz, kapitalist sistemin bir gerçeğidir.. Bu ayrı bir konu.. Ama,

İslam’ın ‘faiz yasağı’nı kapitalist sistemin hastalıklarına göre yorumlama yolu bir kez açılırsa, onun nerede duracağını kimse kestiremez..

Hedef, kapitalist veya sosyo-komünist vs. sistemlere, İslam’ı bir yağdanlık gibi göstermek değil; sosyal hayatın İslam’ın temel hükümlerine göre tanzim olunduğu bir dünya olmalıdır, çetin olsa bile.. Ve, günlük hayatın pratik gerçekliğine uygun düşse bile; o gibi pragmatist yaklaşımlardan kaçınmak, bir ‘imanî sorumluluk’ olsa gerek..

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.