Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Tahkîksiz hüküm vermemek, imanî bir gerekliliktir de..
Pazartesi, 22 Mayıs 2006 - (09:13)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Pazar günleri, okuyucu yazışmaları ve cevablarından özetlemelere ayırdığım bu sütunda, bir diğer ‘Hasb-i Hal’e daha selâmla başlıyorum:


-Ahmed Orak yazıyor: ‘A. Latif Şener’in bir gazetede çıkan sözleri utanç verici iken, sizin 17 Mayıs tarihli yazınızda, kendisine oldukça olumlu yaklaşmaktasınız..

Budu yadırgadım, doğrusu.. Sondra da, ‘Yoksa yanlış bir aktarma mı var?’ diye düşündüm.. Çünkü, gazetecilerin, bu gibi sözleri aktarırken gol atmaya çalıştıkları gibi bir genel kanaat toplumda esasen mevcud..’

‘*-- Şener, 17/18 Mayıs gecesi, Kanal7’de Ilıcak’ın sunduğu proğramda, Sabah gazetesinin başlıktan verdiği gibi, ‘aslında ben başı açık istiyordum..’ gibi bir cümle söylemediğini; esasen, öyle bir o cümlenin metnin içinde de bulunmadığını, öyle bir sözün ‘medenî bir insan tarafından da söylenemiyeceğini’, kendisinin sadece, ‘ evlenme öncesinde eşinin başının açık olduğunu, evlendikten sonra ise, kendi kararıyla örtündüğünü ve onun iradesine , kararına sayfı gösterdiğini’ belirttiğini söyledi.. Onun için, gazetelerde merakları gıdıklamak için, gerçeklerin bazen nasıl vıcık –vıcık hale getirildiğinin bir diğer örneği daha ortaya çıktı.. Ve Şener’in açıklamaları tam da ondan beklediğim olgunlukta idi..’

-Conkuray@....) yazıyor: ‘H. ÜRÜN'ün eşinin yaptığı açıklamalar üzerinde biraz daha derinleşmenizde fayda var. Soru işaretleri ile (veya insanı mutlaka düşünceye zorlayıp yorum yaptırtmak şeklinde özetlenebilecek tarzınızla) konuyu kapamışsınız.
Müslüman bir erkeğe evliliklerle ilgili tanınan hak ve ruhsatları açık bir dille anlatmak ve bunları savunmak,doğruyu göstermek açısından son derece önemli ve gereklidir.
Toplumumuza; doğduğum zamandan beri, pompalanan yoz ahlâkın esiri olan bizler
için, bizim olan ahlâki değerleri ve evlilik kurallarını tam olarak anlatınız.
Özellikle, kadının; kendisini, evladını, eşinin ahlâkını silah olarak kullanmasından ne
vazgeçirtir?
-Evliliği boyunca zaman zaman eşini darp eden ben, pişmanlıklar da fayda
vermeyince boşanmaya karar verdim.
Benim durumumdaki erkeklerin sosyal hayattaki yeri tartışılmalı ve bize
manevî destek verilmeli; ki, bu da samimî olmalı..
Zira, sevgi ile kurduğum evliliği yıkılan; evladına bile uzaktan bakmak zorunda olan, üç kuruşluk şerefsizlere kepaze olan ben (…) diğer evlilik haklarımı kullandığım zaman, evlâdıma (ileride) açıklamalarımı sağlıklı yapmalıyım.’
*--İlgi çekici bir mesaj.. Evet, sözünü etitğiniz konular da tartışılmalı, ama, bu hususlar, bir günlük gazetenin günlük konuları işleyen bir sütununda değil, daha çok sosyal araştırmalarıa ayrılan sahifelerinde olmalı, sanıyorum..’

-Ali Leblebici yazıyor: Ahmedinejad’ın Bush’a mektubu üzerine yazdığınız yazıda, konuyu hafife aldığınızı hisseder gibi oldum.. Gerçi daha sonraki bir yazınızda onu hissetmedim.. Ama, ilk yazınızda, Ahmedinejad’ın mektubunu Rehber’in bilgisi olmadan yazamıyacağını, 27 yıl sonra böyle bir yazı yazılmış olmasını bir geri çekiliş gibi görenler olduğunu; ama, öyle olmadığını yazıyordunuz.. İran İslam Cumhuriyeti’nin Amerikan emperyalizmiyle boğuştuğu böyle bir zamanda böyle tam destek vermiyormuş gibi bir yazı doğru mudur?’

‘*--Böyle bir rahatsızlık ve tahammülsüzlük gösteren sadece siz değilsiniz.. Daha başka örnekler de var.. Halbuki, bir gazete sütununda, bir kimse , eğer bir şeyler yazıyorsa, okuyucusuna mes’eleleri ve gelişmeleri doğru olduğuna inandığı açıdan tahlil etmeye çalışır.. Bu tahlillerin içinde bir takım yanlışlar da olabilir, elbette.. Ama, kendi fikirlerimizi birilerinin illâ da tam istediği gibi teyid etmesini bekleyemeyiz.. Bakınız İran’da bile, bu gibi konular kıyasıya tartışılıyor.. Bunun son örneğini, 20 Mayıs tarihli Cumhûrî-i İslamî gazetesinin başmakalesinde görmek mümkündü.. Orada da, o mektuba benzer daha başka mektubların başta liderlere yazılacağı, ve mesela Vatikan için de bir mektub hazırlandığı rivayetleri ele alınıyor ve sonra da bu mektub yazma usûlüne karşı çıkanların, alkış tutanların, ilgisiz kalanların görüşleri genel çerçevesiyle veriliyordu..

Zannediyor musunuz ki, 70 milyonu aşkın kocaman bir ülkede, kimse tartışmıyor, herkes yukardan ne verilirse o şekilde düşünüyor.. Esasen, böyle bir düşünce tarzı bile yanlış olur.. Kurşun asker tipi, ‘homo-sovieticus veya homo-kemalismus’ gibi insan tipleri ortaya çıkarma çabalarının iflas ettiği görülmüştür.. Kaldı ki, İslam donmuş, emirle hareket eden, düşünmeyen bir toplumu öngörmüyor..’

‘*--Benim e-mail kutuma da 11 Mayıs günü, (bilkent.edu.tr) adresinden gelmiş, yani, Bilkent Üniversitesi’nden, yani bir eğitim kurumunun resmî adresini de taşıyan ve ‘Kamer R.’ adıyla gönderilmiş bir mesaj var. Yanlışlıkla mı gelmiş, yoksa yanlışlıkla gitmiş havası vererek, kendi güçlerinin ve yaygın etkinliklerinin propagandasını mı yapmak istiyorlar anlamadım.. Anlaşıldığına göre, masonik faaliyetlerden haber veriyor.. Her isimden sonra, bağlı olduğu locanın da adı yazılı.. Yyapılan davet ve teşekkür metninde bir takım şifreli ifadelerle şunlar yazılı:

’Dün aksam, Istanbul'dan Tas Ocagi ve Ataizi, Izmir'den Özveri Muh:. L:.'lari ile ortaklasa gerçeklestirmis oldugumuz ve (………………….burada bir yığın loca ismi ve bazı şifreli isimler yer alıyor) Metin K:.'lerime sonsuz tesekkürlerimi sunuyorum..)

Toplantimizin ardindan, Muh:. (…) Eken ve Muh:. (…) Baltan K:.'lerimin Kardes Sofrasi'mizda bulunmalari bizleri ayrica mutlu etti.
24 Mayis 2006 Çarsamba aksami saat 19:00'da (…) Özer ve (…) Tekinel adli
hariciler için yapacagimiz Tekris Töreni'ne katiliminizi K:. Sevgilerimle diliyorum.
(…) Rodoplu Kaynak Muh:.L:.)

Buradaki ‘tekris töreni’ ifadesindeki ‘tekris’ kelimesinin ‘teqriz’den geldiğni sanıyorum.. ‘Teqriz’ de, arabca ve farsçada bir şeyi kesmek, koparmak mânasına geldiği gibi ‘temcidetmek, öğmek’ gibi mânalara da gelmektedir.. Şimdi, o iki ‘harici’ ‘tekris’ töreni ile ne olmuş oluyor, bunu da ayrıca bildirseler bari..

Benim sualim şu ki, resmî kurumların internetleri de böyle yazışmalar için nasıl kullanılabiliyor ve resmî internet adresleri nasıl verilebiliyor? Ve bu, normal mi?’

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.