Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  

Irak Direnişi Üzerine

Pazartesi, 26 Eylül 2005 - (19:31)

Facebook da paylaş

Irak işgalinden iki sene sonra, yazar ve eylemci Tarık Ali, Ortadoğu'daki Amerikan stratejileri ve işgale karşı Iraklı direnişin artması ile ilgili olarak Socialist Worker'a bir röportaj sundu.

Socialist Worker: Iraklı direniş, Bush ve Blair tarafından terörist, Saddam Hüseyin yanlısı, Köktenci İslamcı, vb. denilerek değişikliğe uğratıldı. Direniş hakkındaki görüşlerinizi bizimle paylaşır mısınız?

Emperyalizme karşı her direniş hareketi, terörist olarak sınıflandırıldı: Kenya'daki Mau Maular değişikliğe uğratıldı ve İngilizler tarafından vahşi bir şekilde işkenceye maruz kaldılar; aynı şekilde, Cezayirli Ulusal Kurtuluş Cephesi (FLN) Fransızlar tarafından, Vietnamlılar, Fransızlar ve Amerikalılar tarafından.

Bugün İsrailli Şaron, Filistinlileri terörist olarak adlandırıyor, Rusya'da Vladimir Putin terör ile savaş adına Çeçenleri eziyor ve Tony Blair bu ülkede, terör ile savaşmak adına geleneksel sivil özgürlüklere saldırıyor. Iraklı direnişin aynı şekilde sınıflandırılması bu yüzden şaşırtıcı değildir.

Şu açıktır ki, emperyalist işgalcileri ülkeden kovmak için kullanılan yöntemler, işgalin doğası tarafından belirlenmiştir. Amerikan birliklerinin gaddarlığı ve yapmakta oldukları sistematik işkence belgelenmektedir.  Bu yüzden, direnişin neresi güzel olabilir ki?

Cezayir Savaşı sırasında, Ulusal Kurtuluş Cephesi, FLN'nin bir liderine, Cezayir'deki kafelerin bombalanmasında Fransız sivillere yönelik terör uygulanması ile ilgili soru sorulur. O da cevap verir: “Size söz veriyorum ki, bir hava gücümüz olsaydı, sadece Fransız kışlalarını hedef alırdık, ama o zamana kadar...”

Irak'taki, emperyalizm ve direniş arasındaki mücadele ile Cezayir'deki Fransız kolonisinin yasalarına karşı ya da Vietnam'da Amerika'ya karşı verilen mücadele nasıl kıyaslanabilir? İmparatorluğun teknikleri mi değişmekte? Direnişin doğası mı farklı?

İmparatorluğun teknikleri tamamen değişmedi. Vietnam'da iki milyon Vietnamlı öldü, elli bin de Amerikan askeri. Irak'ta yüz binin üstünde Iraklı ve bin beşyüz kadar Amerikalı öldü. Oranlar değişmez.

Değişen içinde yaşadığımız dünyadır. Geleneksek solun çöküşü nedeniyle, büyük bir boşluk doğdu. Vietnam ve Cezayir'de hareket ya komünistler (Vietnam) ya da seküler nasyonalistler (Cezayir) tarafından yürütüldü.

Irak'ta bugün, Iraklı Komünistlerin –liderleri Britanya İmparatorluğu tarafından asılan- mirasçıları her aşamada, düşüncesiz işbirlikçilerdir.

Silahlı direniş, dini gruplar, eski Baasçılar ve belirli bölgelerde Iraklı nasyonalistler tarafından yürütülüyor. Bir, Ulusal (Nasyonalist) Kurtuluş Cephesi oluşturmaktaki politik hata direnişin Aşil topuğudur.

Zerkavi'nin El Kaide grubu ülkeye sadece Amerikan işgalinden sonra girdi. Bu taktikleri, işgale karşı olan çoğu Iraklı tarafından ifşa edilen küçük bir azınlıktır.

Aynı zamanda bir de, Bağdat'ın yoksul Şii bölgelerinde, Basra'nın yoksul kısımlarında ve Irak'ın güneyinin diğer şehirlerinde konuşlanmış  Mukteda El Sadr'ın ve onun grubunun politik direnişi vardır. O tüm yabancı birliklerin çekilmesini talep edecek ve ülkede kalıcı Amerikan üslerine hayır diyecektir.

Eğer Birleşik Irak İttifakı'nın önde gelen isimleri Abdul Aziz el Hakim, ve Şii din adamı Ali Sistani –hilekar Ahmet Çelebi'den bahsetmeye gerek yok- bu ittifakı bozarsa, direniş Irak'ın güneyine sıçrayacaktır.

Benim nazarıma göre, işgalci emperyalist ordunun koruması altında bir seçimi talep ve kabul etmek, sadece daha ileri bir işbirliğine neden olabilir. Sistani kendisine Gandi'yi örnek alıyor ama Hindistan'ın Irak'a göre oldukça farklı bir tarihi var ve Gandi İngilizleri, Hindistan'ı terk etmeye II. Dünya Savaşı zirvedeyken çağırmıştı.

Amerikan yönetimi Irak'ı kimin yöneteceği konusunda farklı görüşlere sahiptir. Birinci seçenek Ayad Allavi idi, ikinci seçenek ise Sistani / el Hakim / Çelebidir. Ama eğer bir Sistani idaresi hızlı bir geri çekilmeyi sağlayamazsa, kağıttan yapılan ev çabucak dağılabilir.

2003'den beri, Felluce'ye yapılan iki saldırıyı, Necef'teki isyanı, geçici hükümetin seçimlerini ve görevi devralmasını seyretmekteyiz. 2003'ten beri Iraklı direniş nasıl gelişti ve değişti?

Felluce Arap dünyasının Guernika'sıdır.* Bir şehir yıkıma uğratıldı, insanları öldürüldü, işkenceye uğradı, yerlerinden edildi, onların çocukları öksüz, yetim kaldı. Trajik bir şekilde, Sistani şehre yapılan ilk saldırının aksine, Kasım ayında sessiz kaldı.

Diğer bir deyişle, önderlik ettiği cephe, güç paylaşımın karşılığı olarak, Felluce'nin yıkımına sessiz kaldı. Bu, Irak'ın birliğine yönelik ilk ciddi açığı gösterir.

Seçimler, Washington tarafından öncelikle bir teslim olarak görülse de, Amerikalı gazeteci Thomas Friedman, New York Times'da, Sistani'nin Amerikalıların yerine isyanı bastırmasının en iyisi olacağını güçlü bir şekilde savunur. Ebu Mazen'in (Mahmud Abbas) Şaron yerine Filistin direnişini ezmesinin daha iyi olacağı gibi.

İşgal edilen bir ülkede emperyalizm her zaman parçalar ve yönetir – Hindistan, Afrika, Vietnam, Kore, Kıbrıs, İrlanda ve Araplar geçmişten örneklerdir-. Amerikan emperyalizmi, bölgelerde bağımlı bir idare isteyecek ve her grubu bir diğerine karşı kullanacaktır. Sistani'ye karşı Allavi, el Sadr'a karşı silahlı direniş grupları. Bu politik düzeyde temel bir birliğin neden hayati olduğuna bir yanıttır. Eğer Sistani, toplumun çoğunluğunun sesi olarak, Felluce'nin yıkımını ifşa etmiş olsaydı, bu birliğin bazı şekilleri için bir temel hazırlamış olabilirdi. Bu yüzden, benim nazarıma göre direniş Irak'ta çok az ilerleme sağlamıştır. Bu Irak için bir trajedidir.        

Askeri, politik ve ekonomik bakımdan Amerika'nın Irak'a yaptıklarının çeşitli unsurları var. Direniş bu üç alanla ne ölçüde mücadele ediyor?

Askeri olarak, direniş milyonlarca insanın yaşadığı Bağdatı da kapsayarak ülkeyi yönetilemez bir hale getiriyor. Ekonomik olarak, yabancı şirketlerin ve boru hatlarının hedef alınması oldukça etkili olmaktadır. Halliburton petrol şirketi Basra'da iyi şekilde karşılandı Bağdat'ta değil.

Bu ilk neo-liberal işgal ve üçüncü büyük varlıktır –Amerikan ve İngiliz birliklerinden sonra – o da şirketler tarafından yürütülen özel ordulardır.

Bir kaç ay önce, bir Güney Afrikalı paralı asker öldürüldü. Daha sonra onun Steve Biko'nun işkencecilerinden biri olmuş olduğu ortaya çıktı. O dönemde Güney Afrika'daydım ve bir çok insan buna çok sevindi.

Direniş kazanabilir mi? Ve bu ne anlama geliyor?

Tüm yabancı birliklerin çekilmesi, hiçbir yabancı üssün olmaması ve Irakl petrollerini denetiminin Iraklıların eline geçmesi bir zafer olurdu. Ama Amerika bunun olmasına izin verir mi?

Henry Kissinger Irak'ın Balkanlaştırılmasına yönelik çağrıda bulundu. Buna hazır olan tek grup, petrolden iyi bir şekilde yararlanırlarsa, Kürtlerdir. Ne Türkiye -kendi çirkin nedenlerinden ötürü- ne de Irak'ın geri kalanı bunda istekli değiller.

Sonuç olarak bu karışık bir durum ama askeri ve politik direnişin yanında bütünü kapsayan politik bir projenin eksikliği ciddi bir zayıflıktır. 


*Guernika, 26 Nisan 1937'de, İspanya İç Savaşı esnasında Franco'nun ordularına yardımcı olan Naziler tarafından bombalanan eski bir Bask köyü. Savaş tarihinde savunmasız insanlara yönelik yapılmış en büyük saldırılardan biri. İnsanların büyük bir çoğunluğunun bu olaya kayıtsız kalması ise olayın eleştirilen bir diğer yönüdür. (ç.n.)

TARIK ALİ
Socialist Worker
Çeviren: Güney Ongun
17 Mart 2005

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

'Röportaj' Kategorisinde Son 10 Yazı
   Murat Kuseyri: ''İşkencenin her türlüsüne maruz kaldım''
   Dan Fried: AK Parti’yi devirmeye çalıştığımız iddiası aptalca
   Kaynak: Çılgın Türkler tuzağa düştü
   Saldırı Gladyo işi
   İskit: ''Laikçi cephe bizi Kuzey Kore yapmak istiyor''
   Üstad 101 yaşında
   Amerika savaş çıkarmak zorunda
   PKK ve Kemalizm
   Barzani: ''Irak'ın yeni Anayasasında aslan payı Kürtlerin''
   Irak'ta Sadr Direnişi Üzerine Bir Söyleşi
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.