Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  

İran-Suriye ittifakına düşmanlık, zincirleme savaşa yol açacak

Pazartesi, 02 Ekim 2006 - (14:39)

Facebook da paylaş

İran ve Suriye'nin askeri işbirliği anlaşması imzalaması üzerine, ABD'yle İsrail'in 'İran savaşı' öncesi Suriye ve Lübnan'a saldırı planladığına dair iddialar var. Senaryolar, bölgede zincirleme bir savaşa işaret ediyor.

İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Pervez Davudi ABD ve İsrail'in muhtemel saldırısına ülkesinin yıldırım hızıyla yanıt vereceğini duyurdu. Eski cumhurbaşkanı Haşim Rafsancani'yse ABD'yi "İsrail Lübnan'a yine saldırırsa daha önce görmediği bir yanıtla karşılaşır" diye uyardı. İran Genelkurmay Başkanı Ataullah Salehi de düşmanı saldırırsa 'yenilgiye uğratmakla' tehdit etti. İranlı yetkililerin açıklamaları, Filistin'de Hamas ve İslami Cihad'a, Lübnan'da Hizbullah'a ve sonrasında İran'a karşı savaşa hazırlık olarak Suriye'ye öncü darbe vurmayı hedefleyen ABD-İsrail senaryolarından dem vuran sızdırmaların akabinde geldi. Sunday Times'a göre, İsrail Suriye ve İran'a karşı muhtemel bir savaşa hazırlanıyor.

Gerçekten de İsrail'de üstdüzey askeri çevreler, Lübnan savaşından kısa süre önce bu 'büyük tehlikeye' dikkat çekmişti. General Elias Şekidi, 'İran cephesini' takip ve İran ve Suriye'ye karşı öncü darbeleri komuta görevine getirildi. Sunday Times İsrail'in endişesinin, Suriye ve İran'ın 15 Haziran'da İsrail'le mücadele için bir 'işbirliği anlaşması' imzalamasından kaynaklandığını kaydediyor. İsrail Genelkurmay Başkanı
Dan Halutz ise dikkat çekici bir görüş ortaya koydu: "Yılanı öldürmek istiyorsanız başını ezmeniz gerek kuralıyla hareket etmeliyiz." Burada baş Suriye, kuyruk da Hizbullah. Peki bu muhtemel savaşın sebepleri ne? Başbakan Ehud Olmert, İsrail'in savaş kararının hem iç ihtiyacı, hem de bölgesel ve uluslararası ihtiyaçları karşılayacağını düşünüyor. İç ihtiyaç, 'caydırıcı güç' imajını kurtarmak. Bölgesel ihtiyaç, Arap ülkelerinin Lübnan savaşı öncesi ve sonrasındaki şartların yarattığı tehlikeye yönelik endişesine çözüm bulunması. Uluslararası ihtiyaç ise ABD'nin, İsrail'in Lübnan'daki son çekişmenin katlanılmaz sonuçlarına dair endişesine katılması.

Başka sebepler de var. İran'ın nükleer dosyasına dair müzakerelerin başarısız olma ihtimali yüksek. Bu durum, ABD'nin İran'ın nükleer silah geliştirmesini engellemek veya geciktirmek için savaşa başvurmasını öncelikli kılıyor. İran'ın 'terbiye edilmesi', Bush yönetiminin Irak bataklığından çıkmasına da destek olur.

Burada akla şu soru geliyor: İran'a yönelik muhtemel ABD savaşı, neden Suriye savaşıyla eşzamanlı olarak İsrail'in Filistin ve Lübnan'daki direnişle savaşını gerektiriyor? İsrail, Lübnan'daki son çatışmadan önce de Filistin direnişiyle savaşıyordu. Yeni gelişme, İran'a yönelik bir savaşa katılma kararlığının, İsrail'i Filistin direnişine son verme çabasını hızlandırmaya zorlaması. İsrail'in Hizbullah'la yeniden çatışmak istemesinin de iki sebebi var. İlki, Hizbullah karşısında heybetini yeniden kazanmak. İkincisi, savaşta Suriye'yi desteklememesi için Hizbullah'ın gücünü bitirmek. İsrail Lübnan'a saldırırsa, İran da yanıt verecek, çünkü İran'a göre, İsrail'in Lübnan saldırısı Suriye'ye yönelik bir saldırı bağlamında gelecek ve bu da işbirliği anlaşması nedeniyle misilleme gerektiriyor.
Nükleer dosya diplomasiyle çözülürse veya Washington savaşın muhtemel kazanımlarını götürecek kadar maliyetli olacağına ikna edilirse, ABD ve İran arasında savaş çıkmayabilir. Fakat İran nükleer seçenekten vazgeçse dahi Batı'nın, özellikle de ABD'nin petrol, stratejik boğazlar ve yatırım fırsatlarıyla dolu bölgedeki çıkarlarını tehdit edecek bir güce dönüştü. Bu, ABD'yi İran'ı yıkmaya sürüklemek için yeterli. Savaşın bedelinin ağır olmasıysa en yüksek ihtimal. En gerçekçi tahmin, ihtimallerin en kötüsünü öngörmektir.

(Londra'da Arapça yayımlanan Kuds ül Arabi gazetesi, 27 Eylül 2006)

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

'Düşünce' Kategorisinde Son 10 Yazı
   Seyyid Kutub: ''Müslüman’ın Milliyeti İnancıdır''
   Erdoğan'ın Lübnan ziyareti gerilimi aşmak için fırsat
   Muhammed Hamidullah anıldı
   Ali Şeriati: ''Bir Kez Daha Ebu Zer''
   Hacı Bayram-ı Veli, II. Manuel Palaiologos ve Papa XVI. Benedikt
   Bir imparatorluğun çöküş emareleri
   Ruhban okulu artık açılmalı
   Türkiye ile ABD arasındaki sorunların düzelmesi kolay değil
   Nasrallah'ın çağrısı umut verdi
   Komplo kuramları ve iç düşmanlar
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.