Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  

Çeçen çocuklar yada çocukluğu çalınanlar

Cumartesi, 08 Aralık 2007 - (10:53)

Facebook da paylaş

Bu onların savaşı değil. Onların hiçbir suçu yoktu. Savaş evlerine geldi ve çocukluklarını çaldı, erkenden büyümeye zorladı.

Onlar insanların nasıl öldürüldüğünü, yakınlarının nasıl öldüğünü gördüler. Ve ölüm yakın idi, peşlerinden yürüdü ve bir dakika bırakmadı. Bizler, üzerlerine ateş açılmadan, silahsız ve 'temizlik' görmemiş bizler bunu hiçbir zaman anlayamayız. Bizler oyuncaklarla oynadık, ağaçlara tırmandık ve yaşamdan mutluluk duyduk ve hayatın değerini, ölümün olduğunu hiç düşünmedik.

"Hayatın ne demek olduğunu, onun değerini çok net anladığımda 11 yaşında idim. Ölümü çok yakın hissettiğindeki duyguları kelimelerle ifade etmek mümkün değil. Boğaz düğümleniyor, zor nefes alınıyor ve düşünceler düzensiz".

'http://news8.thdo.bbc.co.uk/hi/russian/russia/newsid_3670000/3670802.stm' adresindeki bir Çeçen kızı tarafından yazılmış olan bu makaleyi tesadüfen okudum. Bu, çocukluk anıları idi. Daha doğrusu bu bizim bildiğimiz çocukluk değildi.

Bunu tamamıyla hiçbir zaman anlamayacağız. Buna sadece gayret gösterebiliriz.

Çeçenya'da savaş yılları boyunca 42 bin çocuk öldü. Binlercesi yaralandı ve sakat kaldı. Savaş yıllarında yetişen, çocukların ruh ve psikolojik durumundan söz etmiyoruz bile. Bunun sayısını kimse bilemez.

Savaşın çocukları. Onlar kısa ömürleri içinde ne çok şey yaşadı. Her yetişkin bu kadar ölüm, acı ve korkuyu kaldırabilecek güçte değil…

Beslan trajedisi. Okul baskını. Bu trajediyi bizlerden hiç biri unutamaz. 320 ölü.

Çeçenya; 42 bin çocuk. Onlar halen ölüyor. Bu konuda susuyoruz. Buna göz yumuyoruz.

Ve bunlar şu anda da devam ediyor.

Beslan hakkında herkes konuştu, Çeçenya'nın çocukları hakkında sessiz kalmayı tercih ediyorlar. Neden bu konuda konuşmuyoruz? Yoksa onlar bizim için sadece savaşın tesadüf kurbanları mı?

Çocuk hayatının önemi nedir?

Bugünkü durumdan yola çıkacak olursak, bu tür kurbanlar Rusya'yı endişelendirmiyor.

İnsan hayatına değer vermeyen, Çeçenya toprağına hak iddia eden devlet arabası herkesi ezmeye ve cesetlerin üzerinden amacına ulaşmaya hazır.

Ve hiçbir zaman hiç kimse onların hayatından dolayı sorumluluk almayacak. Çünkü onlar için ölen çocuklar sadece kurban ve soğuk rakam raporları. Her rakamın ardında da, dostları, akrabaları, anne babası ile hayallerine ulaşmayan küçük insanların isim ve soy isimleri gizli. Onun hayatı koptu, o hiç bir zaman okulu bitiremeyecek, üniversiteye gidemeyecek, hiçbir zaman anne babasının nasıl yaşlandığını, kendi çocuklarının nasıl yetiştiğini, torunlarının doğuşunu göremeyecek. Ürkütücü kelime; hiçbir zaman. Bu ifadenin geleceği yok. Sadece boşluk.

Yaşama veya ölme konusunda kim karar veriyor, düğmeye basan pilot mu, yoksa ona düğmeye basma emrini veren mi? Emri veren veya savaşın başlaması konusunda belge yazan kişinin böyle bir harekete hakkı var mı?

Devlet başkanı? Onu, halktan her birimiz seçiyoruz. Ve bizim seçimimize, toplum düşüncemize bağlı. Onun kararlarına doğrudan etki etmek imkanımız var. Bir başka konu, bu hakkımızı kullanabiliyor muyuz? Müdahale etmeme prensibini ilan ederek ve ' bu beni ilgilendirmediği müddetçe endişelendirmiyor' şiarı ile geleceğimizi kuruyoruz.

Şu anda Çeçenya'da olanlara neden sessiz kalıyor ve gözlerimizi kapıyoruz?

Bazıları, şayet bu doğrudan kendilerini etkilemiyorsa buna müdahale etmenin anlamı olmadığını düşünüyor. Bu milliyet, eğitim, kazanç ve sorumluluğa bağlı bir şey değil. Bu bizim her birimizin vicdanı ve ahlaki ölçüsü. Hiç kimse ülkesine, şehrine, caddesine ve evine savaşın gireceği zamanı bilmiyor.

Ve hiç kimse yarın sizin çocuklarınızın da başına aynı şeyin gelmeyeceği garantisi veremez. Ve bugün sizin sustuğunuz gibi yarın da başkaları susacak.

"Tüm bu zaman içinde Rusya ile bağlantısı olan her şeye karşı içimde büyük bir kin birikti. Bu nefretten uzun bir süre kurtulamadım. Savaş hakkında gözyaşı olmadan hiç söz edemedim".

Tüm bunların ardından onlar, sadece Rusların topraklarına geldiğini, yakınlarını öldürdüğünü ve evlerini yaktığının dışında bir şey görmediyse Rus insanlara karşı nasıl davranmalılar.

Her şey mantıklı ve her şey kendi etrafında dönüyor. Ne ekersen onu biçersin. Çeçenya'ya biz ne ektik? Çocukların kalplerine nefret… Beslan'ı yaşayan çocuklar dünyanın farklı ülkelerinde rehabilitasyondan geçtiler. Bugün halen psikolojileri psikologlar tarafından takip ediliyor, duruma önem veriliyor.

Peki biz Çeçenya meselesine, özellikle savaşı yaşayan çocuklar problemine ne zaman önem vermeye başlayacağız? Ve ne zaman yüzlerine dönüp dinler gibi yapmadan gerçekten onları dinleyeceğiz?

Bu makaledeki politikaya temas etmek istemiyorum. Benim için önemli olan, Çeçenlerin acısını sizlere ulaştırmak. Onların acısı dünün ve bugünün acıları…

Çeçenya halkı duyulmak istiyor.

Ve onlara şunu söylemek isterdim: yaşadıklarınıza herkes kayıtsız değil.

Kaynak: Chechenews

Çeviren: Ajans Kafkas’tan Özlem Güngör

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

'Çeçenistan' Kategorisindeki Diğer Yazılar
   İmam Şamil'in köyü üç haftadır kuşatma altında.
   Çeçenya’dan büyük kaçış
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.