Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  

Misyonerlerin Korkulu Rüyası Hakka Yürüdü

Pazartesi, 08 Ağustos 2005 - (17:55)

Facebook da paylaş

Hıristiyan misyonerlerin korkulu rüyası şeyh Ahmed Deedat hakka yürüdü. Dünya çapında yaptığı davet çalışmaları ile bilinen Güney Afrikalı düşünce adamı şeyh Ahmed Deedat, 1996 yılında felç geçirmişti. Deedat, 1980'li yıllarda Batı insanına dönük tebliğ ve davet çalışmaları sonucunda binlerce insanının İslam ile şereflenmesine vesile olmuştu.

İslam Dünyası / Haber Merkezi

Dünya çapında yaptığı davet çalışmaları ile bilinen Güney Afrikalı düşünce adamı Şeyh Ahmed Deedat, bugün Güney Afrika'nın Durban şehrinde hakka yürüdü. 1996 yılında Avustralya'ya yaptığı tebliğ amaçlı ziyaretinden kısa bir süre sonra yatağa düşen Deedat, felç olunca gözleri hariç vücudunun hiçbir yerini hareket ettiremez oldu. Ancak bu durum bile onu tebliğ çalışmalarından alıkoymadı. Deedat daha önce verdiği konferansların video kasetlerini çoğalttırarak dünyanın değişik bölgelerine göndermeye devam ediyordu. Deedat'ın idare ettiği Güney Afrika'da İslâm Davasının Yayılması İçin Uluslararası Merkezi sayesinde Afrika'da İslam çok hızlı bir şekilde yayıldı. Özellikle 1980'li yıllarda Batı insanına dönük tebliğ ve davet çalışmaları sonucunda binlerce insanının İslam ile şereflenmesine vesile olan Şeyh Ahmed Deedat, bugün hakkın rahmetine kavuştu. 40 yılı aşkın bir süre önce kurduğu Uluslar arası İslami Propaganda Merkezi (Islamic Propagation Centre International=IPCI) aracılığı ile kendini İslam'ın tebliğine adayan Deedat, adeta misyonerlerin korkulu rüyası idi. Zira, getirdiği yaklaşımlar ve açıklamalar ile misyonerlerin tüm propaganda çalışmalarını boşa çıkarıp, Afrika, Avrupa, Asya ve Amerika'daki insanların kalplerine hitap ediyordu.

Tatlı mizahi üsluba sahipti
 
"En iyi münazaracı/tartışmacı" olarak da adlandırılan Deedat, İslam'ı anlatmadaki tatlı mizahi üslubuyla tanınıyordu. Anıtsal başarılarına layık bir şekilde, İslam dünyasındaki prestijli konumunun nişanesi olarak 1986'da Uluslararası  Kral Faysal ödülü kendisine verildi. Hiçbir ödül veya nişan Ahmed Deedat'ın İslam için duyduğu heyecanın karşılığı olamaz. Fakat kitaplarını bunun haricindi tutmalıyız. Kitapları Deedat'ın misyonerlerin tahriplerine karşı verdiği mücadelenin ve bu mücadelenin kazandırdığı eşsiz tecrübenin bir derlemesidir. Son günlerine kadar kendisinin kurmuş olduğu Uluslararası Davet Merkezi'nin başkanlığını yürüttü. 20'nin üzerinde kitap yazan Deedat, kitaplarının 20 milyondan fazla kopyasını ücretsiz dünyanın her yerine ulaşmasına vesile oldu. Dünya'nın dört bir yanında binlerce konferans ve seminer veren Deedat, Evangalistleri de bir çok defa açık oturum tarzı tartışmalarda susturmayı başardı. Bir çok insan onun çabaları vasıtasıyla Müslüman oldu, kendisiyle tartışmaya giren Hristiyan Teologları ve papazlar İslamı tercih ettiler. Deedat 1996'da geçirdiği felçten sonra konuşamıyor ve hareket edemiyordu. Deedat son kitabı olan "İslam ve Hristiyanlık Arasında Tercih"i eski ABD Başkanı Bill Clinton başta olmak üzere birçok devlte başkanı ve eşlerine hediye etti. Clinton'un eşi Hillary Clinton kitabı çok beğendiğini ifade etmişti. 
 
Hıristiyanlık hakkındaki bilgisi Papazlardan bile fazla idi
 
Ahmed Deedat, şaşırtıcı bir şekilde Hristiyanlık hakkındaki bilgisi papazlardan daha fazla olması dikkat çeken, misyonerlerin kendisiyle tartışmaya girmeden önce 100 defa düşünmek zorunda kaldığı büyük bir İslam alimi. Farklı İncillerden tamı tamına doğru olarak verdiği birbiriyle çelişen bir çok ayet örnekleriyle Deedat, on binlerce Misyoneri dinlerini sorgulumuk zorunda bıraktı. Yaşadığı Güney Afrika'da bunlerce misyoner de dahil olmak üzere birçok papaz onun vesilesiyle Müslüman oldu. 1918'de Hindistan'ın Surat bölgesinde doğdu, kendisi doğduktan sonra Güney Afrika'ya göçen terzi babasıyla ilgili 1926'ya kadar hiçbir anısı bulunmuyor. Hiç bir ciddi bir eğitim görmeden ve fakirlikle geçen uzun mücadelelerden sonra 1927'de Güney Afrika'ya babasının yanına gitti. Bu vedası aynı zamanda bir kaç ay sonra ölecek annesini son görüşü oldu. 9 yaşında eğitimi ve İngilizcesi olmayan bir çocuğun yabancı topraklarda atıldığı hayat, ileriki yıllarda üstleneceği rolün hazırlıklarına başlangıç teşkil etti. Bütün gayretiyle kendisini derslerine veren bu küçük çocuk, dil engeli olmasına rağmen başarılı oldu. Okumaya olan aşkı çok çabuk İngilizcesini de ilerletmesini sağladı. Maddi nedenlerden dolayı 16 yaşında okulu bırakmaya mecbur kalan Deedat bir çok işte çalıştı. Bu işlerden, hayatının dönüm noktasını teşkil edecek olanı; Güney Natal'daki 1936'da çalıştığı, papaz okulunun yanındaki Müslümanlara ait bir dükkan oldu. Papaz öğrencilerin işyerine uğradıklarında İslam'a yaptıkları aralıksız saldırılar ve tahkirler, genç Deedat'da misyonerlerin yanlış propagandalarına mukabele etme şevki uyandırdı. 
 
"İzharu'l Hak" onun için çıkış oldu
 
Bu hırsla, Ahmed Deedat Müslüman dükkanında kendisine yarayacak kitabı arayışına koyuldu. Kaderin güzel bir cilvesi; karşısına tam da onun aradığı gibi bir kitap olan  Hindistanlı meşhur İslam alimi Rahmetullah Hindi'nin "İzhar-ü'l Hak"ı çıktı. Kitapta Hindistan'daki Müslümanlar'ın İngiliz hakimiyeti döneminde nasıl misyonerlerle mücadele ettikleri ve  Misyoner faaliyetleri İslam'ın propagandasına çevirmeyi sağlayan teknikleri ve kazandıkları başarı anlatılıyordu. Özellikle misyonerlerle tartışma yapma fikri Deedat'ın üzerinde derin etki yaptı. Yeni heyecanının verdiği şevkle Deedat ilk İncilini aldı ve ardından papaz öğrencilerle münazaralara başladı. Öğrencilerin ona mukabele edemeyip, dişine göre olmadıklarını görünce çevre bölgelerdeki Papazları ve Hristiyan ilahiyatı hocalarını münazaraya çağırdı. Bu başarıları Ahmed Deedat'ı kendisini adadığı davası doğrultusunda teşvik etti. Deedat İslam'ın hakikatını ve güzelliğini ortaya koymak hususundaki büyük bir tebliğci heyecanıyla, ömrünün son otuz senesinde birçok aktivite içinde bulundu. İncil üzerine bir çok dersler verdi ve bu konudaki çalışmaları yürüttü. Es-Selam adlı enstitüyi kurarak İslam yüzlerce tebliğci yetiştirdi. Ailesiyle birlikte kendi imkanlarıyla kurdukları, içinde mescidin de bulunduğu bina bugün hala simgesel önemini devam ettirmektedir.  
 
Ahmed Deedat'ın Türkçe'ye kazandırılan kitapları:

1- Kitab-ı Mukaddes Allah Sözü Müdür? /  İnkılab Yayınları
2- Mucizeler Mucizesi Kur'an / İnkılab Yayınları
3- Araplar ve İsrail - Çatışma mı, Uzlaşma mı? / İnkılab Yayınları

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

'Kültür-Sanat' Kategorisinde Son 10 Yazı
   İKÖ Turizm bakanları toplantısı
   Zihniyet kuraklığı sanatla dini ayrı düşürdü
   ''1990 Kuşağından Şair Çıkmaz''
   Aktör Ömer Şerif'e ölüm tehdidi
   Uluslararası El-Aksa Kur'an Yarışması Gazze'de Başladı
   'Hollywood'a Unesco darbesi
   Hakan Albayrak Türkiye-Suriye Belgeselini Hazırladı
   Suriye'de Kurtlar Vadisi'ne büyük ilgi
   Irak savaşı beyazperdeye aktarıldı
   Suriye, Türkiye, İran ve Afganistan Mevlana anısına ortak pul bastılar
   Müslüman Barbie: Fulla Bebek
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.