Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  

Değişken Sanat Anlayışı

Çarşamba, 07 Eylül 2005 - (14:54)

Facebook da paylaş

Hollywood'un “Cesur Yürek”, “Mad Max” gibi gişe yapmış filimlerin baş aktörü  Mel Gibson bir yaşam krizi sonucu kendi deyimiyle “Atalarının dinini” araştırmaya başlar. Semavi dinlerin en tahrif edilmiş olanında bile içinde “tek Allah” kavramının yok edilememiş olmasından dolayıdır ki, özel hayatlarında bir sineğe bile güç yetiremeyen sinemanın “yenilmez kahramanları” da etkilenebilmektedir.

Elbette Mel Gibson “hidayete erdi” propagandası yapma niyetinde değiliz, sadece Hz. İsa (a.s.)'ın yaşamının son on iki saatini söz konusu eden “The Passion of The Christ” adlı film çalışmasının yaratmış olduğu tartışmaya değinme arzusundayız.

Hristiyan cemaatler filmin aşırı şiddet içermesinin dışında bugüne kadar çevrilen Hz. İsa filimleri arasında tarihi gerçeklere en yakın olduğu sözlerini halka anlatmanın yanısıra  Papa II. Jean Paul'un da kendisine değerlendirme yapması için gönderilen bir nüshayı seyrettikten sonra “herşey olduğu gibi” söylediğini iddia etmektedirler. Buna karşın yahudi dernek ve cemaatleri ise henüz gösterime bile girmeden antisemit –yani yahudi düşmanı-olarak damgalamışlardı. Sebep ise Mel Gibson'nın bu çalışmasında yahudilerin Hz. İsa'ya işkence yapan ve onu öldüren “katil topluluk” olarak gösterilmesiymiş. Oysa bunun ötesinde şu bir gerçek ki sahih rivayetlere göre yahudiler yüzlerce Peygamberi şehit etmişlerdir. Ve geçmişte olduğu gibi  bugün de  gerçek yüzlerinin ortaya çıkmaması için büyük çaba göstermektedirler. Zira gerek kültür-sanat gerekse diğer alanlarda olsun bunların yapmış olduğu zulümler ortaya çıkarıldığı zaman bunu hemen antisemit olarak mahkum etmekte ve yasaklanması için büyük çabalar harcanmakta. Ama eğer söz konusu İslam ve islami değerlerin kötülenmesi ise o zaman ödüller verilmektedir. Bunların başında ise İslam ülkelerindeki yaşam tarzını çirkin göstermek için uyduruk bir roman olan ve daha sonrada filmi yapılan “Kızım olmadan asla” gelmektedir. Bunun yanısıra bir çok film festivalinde ne hikmetse ödül alan yabancı filimlerin hemen hepsi ya islamı yada müslümanları hedef alan senaryolardan oluşmaktadır. Buna en güzel örnek ise daha bir kaç gün önce Berlin Film Festivali (Berlinale)'de Türk asıllı rejisör Fatih Akın'ın yönetmenliğini yaptığı “Gegen die Wand” (Duvara Karşı) adlı filmin “Altın Ayı” ödülünü almış olmasıdır. Filmin konusu malum; Almanya'da yaşayan  sözde dindar(!) bir ailenin baskılarından kurtularak özgür bir yaşam için herşeyini ama herşeyini feda eden kızının macerası anlatılmaktadır. Anlatılırken de elbette ödül alabilmek için her türlü değerler ayaklar altına alınmaktadır. 

Nihayi olarak “maske düşecekse yasak; ama eğer islami örf ve adetler kötülenecekse ödüllendir” mantığının hakim olduğu bir sanat anlayışının kime hizmet ettiği açık sanırız.

The Passion of  The Christ' in bunların gerçek yüzlerini ortaya çıkarması açısından iyi  ama Allah'ın elçisi ve Ulul-azm Peygamber olan Hz. İsa (a.s.)'ın tahrif edilmiş bir dini tarihle anlatılmaya çalışılmasının üzücü olduğuna inanıyoruz.

n izamyil@iqraa.de

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

'Kültür-Sanat' Kategorisinde Son 10 Yazı
   İKÖ Turizm bakanları toplantısı
   Zihniyet kuraklığı sanatla dini ayrı düşürdü
   ''1990 Kuşağından Şair Çıkmaz''
   Aktör Ömer Şerif'e ölüm tehdidi
   Uluslararası El-Aksa Kur'an Yarışması Gazze'de Başladı
   'Hollywood'a Unesco darbesi
   Hakan Albayrak Türkiye-Suriye Belgeselini Hazırladı
   Suriye'de Kurtlar Vadisi'ne büyük ilgi
   Irak savaşı beyazperdeye aktarıldı
   Suriye, Türkiye, İran ve Afganistan Mevlana anısına ortak pul bastılar
   Müslüman Barbie: Fulla Bebek
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.