İslam Dünyası

http://www.islamdunyasi.com/index.pl?author_id=1452
E-Posta: info@islamdunyasi.com
Cumartesi, 21 Ekim 2006 - (11:52)

Kürt sorunu

Barzani’yi PKK ile mücadele etmediği ve onlara Kuzey Irak’ta yer verdiği için eleştiriyoruz. Eğer bunu yapmasa ama kendisi bir devlet kursa itirazımız olmayacak anlamı mı çıkıyor?

Bu sorunun ilginç bir özelliği var. En çok konuşulan konu olmasına rağmen sorunun ne olduğu ne bilinir ne de tartışılır. Genel yaklaşım şöyle özetlenebilir: PKK adında bölücü bir terör örgütü vardır ve bu tasfiye edilince sorun çözülecektir. Terörle mücadele koordinatörlerinin toplantısı da bu çerçeve içindeydi ve ABD generali bu konudaki düşüncelerimizin bir efsane olduğunu söyledikten sonra kendi efsanesini anlattı.

Bu konunun gerçek boyutlarında tartışılmasının mümkün olmadığını biliyorum ve buna teşebbüs etmeyeceğim. Ancak bazı çelişkilere işaret etmekle yetineceğim.

Türkiye PKK terörüne karşı koruculuk sistemini hayata geçirmiştir ve sayıları, bir dönem, yetmiş bin civarındaydı. Şimdi bölgedeki elli iki belediye başkanı Roj TV’nin kapatılmasına karşı çıktığı için PKK destekçisi sayılıyor. Tüm bölge halkı, neredeyse, PKK sempatizanlarının tarafında ise korucuların çıktığı sosyal taban nereye gitti? Diyarbakır Belediye Başkanı doğal kaynakların yerel yönetimlerin kontrolüne verilmesini istediği için PKK’ya yakın sayılıyor. Buradan şu sonuç çıkıyor: Kim üniter devleti zayıflatacak bir öneri getirse PKK taraftarıdır ve bunlar bölgede büyük desteğe sahip görünmektedirler. Bizim terörle mücadele konusunda işbirliği yaptığımız, içinden bir korucu ordusu çıkardığımız kesim ne oldu?

Barzani’yi PKK ile mücadele etmediği ve onlara Kuzey Irak’ta yer verdiği için eleştiriyoruz. Eğer bunu yapmasa ama kendisi bir devlet kursa itirazımız olmayacak anlamı mı çıkıyor?

Bizim için PKK bir nirengi noktasıdır. Bir şeyin kabul edilebilirliği ya da kötülüğü bu noktaya olan uzaklığıyla belirlenir. Hiçbir grubun ya da ülkenin kendine özgü bir politikası olamaz. Herkes onun yörüngesinde hareket eder. Söz konusu toplantıda ABD’nin PKK’ya destek verdiği hem dinleyiciler tarafından dile getirildi hem de ABD generali bunun gerçek olmadığını söyledi. Yani Koskoca ABD’nin bile politikasını ancak PKK’yı nirengi kabul ederek anlayabileceğiz. Eğer ABD bu örgütle işbirliği içinde ise hasmımız, yoksa dostumuz olacak.

Başbakanımız sayın Erdoğan’ın Bush’la görüşmesinin ana konusu PKK ile mücadele idi ve satır aralarından anlam çıkarmaya çalıştık. Yeni bir dünya kurulurken ABD ile ilişkilerimizin düzeyini ve biçimini onun PKK’ya karşı tavrı belirleyecek.

İç politikada en büyük kozu terörle mücadele olan Ağar, dağdakilerin ovada siyaset yapmasının daha doğru olduğunu söyledi ve bu sözler hem şaşkınlık yarattı hem de tepkilere neden oldu. PKK iktidara giden yolu açacak bir kilit ya da onun önündeki bir engel olabilirdi. Nirengi noktası burada da önümüze çıkmıştı.

Kimseyi kızdırmayı göze alamam ve bu örgütün tamamen kontrol altında olduğunu, iç ve dış politikamızı yönlendirmek için kullanılan bir manivela haline geldiğini söyleyemem. Söylersem PKK ile mücadele koordinatörlerinin toplantısındaki izleyiciler vatanseverliklerini nasıl anlatabilirler?