İslam Dünyası

http://www.islamdunyasi.com/index.pl?author_id=1677
E-Posta: info@islamdunyasi.com
Cuma, 24 Ağustos 2007 - (16:42)

ABD'ye karşı Şanghay işbirliği...

Pekin ve Moskova'nın işbirliğiyle kurulan Şanghay İşbirliği Örgütü etkisini genişletmek istiyor. Rus dış politikasının ve Şanghay İşbirliği Örgütü'nün hedeflerine ulaşabilmesi için bugünden birçok tedbirin alınması gerekli görünüyor:

"Bugün için gözlemci statüsünde olan" Hindistan, Pakistan, Moğolistan'ı ve Türkiye'yi, örgütle daha sıkı bir şekilde ilgilenmeye teşvik etmek. Son zamanlarda ŞİÖ'nün geleceği konusundaki belirsizlik, onun komşu devletler karşısındaki çekiciliğini kaybettirmektedir. Hindistan, Moğolistan ve tabii ki Pakistan'ın ŞİÖ'nün tam üyesi yapılmaları ve Türkiye'nin gözlemci statüsüne erişmesi gereklidir.

Özellikle Hindistan'ın üyeliği Rus çıkarlarına uygun olacaktır. Böylesine önemli, dünyada otoritesi olan bir üyenin varlığı ŞİÖ'yü en etkili uluslararası örgütlerden biri yapacaktır. Hindistan'ı entegre etmek, eğer Pakistan da entegre edilmezse, zor olacak gibi görünüyor. Kuşkusuz İslamabad'ın ŞİÖ'de varlığı bir dizi soruna yol açacaktır; ancak Pakistan rejiminin laik yapısı ve terörizme ve dinsel aşırıcılığa karşı kararlı mücadelesini, yani Pakistan'ın çıkarlarıyla örgütün hedefleri arasındaki uyumu da hesaba katmalıyız.

Moğolistan'ın üyeliği "Rusya'yla Çin arasında" var olan gediğin kapanmasını sağlayacak, ayrıca bu ülkenin (esas olarak doğal kaynaklarından oluşan) potansiyeli sayesinde ekonomik işbirliğini hareketlendirecek ve değerli bir örnek oluşturacaktır. Zira bir süreden beri Ulan-Batur hükümeti ekonomik işbirliği için yüzünü Batı'ya dönmüştür. Washington'a göre Moğolistan, Asya'da komünizm sonrası oluşan yeni bir demokrasidir ve geri kalanlar gibi dış politika alanında ABD'yle aynı çizgiye yerleşmesi son derece doğaldır.

NATO üyesi Türkiye'ye verilecek gözlemci statüsü de, ŞİÖ üzerinde doğrudan doğruya bir etkisi olmasa bile önemlidir. Böylece ABD'nin en yakın müttefiklerinin bile Washington'un kontrolü dışında gerçekleşen projelere çekilebileceği gösterilmiş olacak ve Ankara ŞİÖ çerçevesinde stratejik ve ekonomik bir ortaklığın tarafı olabilecektir.

Afganistan da, eğer kendisine gözlemci statüsü verilirse, örgütün çalışmalarına katılabilir. Böyle bir gelişme ŞİÖ'nün uyuşturucu trafiğiyle mücadele alanındaki ve Afganistan'ın istikrara kavuşturulması çabalarındaki rolünü artırabilecektir. Aynı zamanda, artık yeni bir devlet başkanına sahip olan Türkmenistan'da da, bu ülkeye de gözlemci statüsü vererek, etkili olmak faydalı olacaktır.

Hindistan'ın üyeliği Rus çıkarlarına uygundur

2.İran'ın, (mesela devlet başkanları konseyi oturumlarına katılması için) bazı temsilcilerinin davet edilmesi isteğine kadar giden, ŞİÖ ile işbirliğini geliştirme isteği karşısında daha ihtiyatlı olmak gerekiyor. Bu ihtiyat, ŞİÖ'nün Batı karşıtı bir bloğa dönüşmesinden kuşkulanan Batı'nın söz konusu kuşkularını giderecek ve ekonomik ilişkileri bir yana bırakın, uluslararası terörizm, uyuşturucu trafiğiyle mücadele konusunda tüm üye ülkeler için vazgeçilmez olan Batı'yla işbirliğinin gelişimine yardımcı olacaktır. Bu fırsatla Tahran'a, ŞİÖ'nün gerçek bir işbirliği hedeflediği ve İran'ın örgütü kendi çıkarlarına hizmet ettirip Batı'ya baskı için kullanma girişimlerinin kabul edilmeyeceği gösterilmiş olacaktır.

3.Devletler arasındaki çok taraflı projelerin finansmanı temelinde, ŞİÖ çerçevesinde esaslı bir ekonomik işbirliği geliştirmek yerinde olacaktır. Bunun için en iyi yol, BM Programı ya da birçok uluslararası örgütün elinde bulunan ve üye ülkeler tarafından finanse edilecek programlar üzerine bina edilecek bir program ya da gelişme fonu olacaktır. Bazı büyük altyapı projeleri gerçekleştirildiğinde, tüm dünyaya, ama öncelikle üye ülkelerin halklarına, ŞİÖ'nün basit bir tartışma kulübü olmadığı, somut yarara sahip bir örgüt olduğu gösterilecektir. (*)Doğu Asya Araştırma Merkezi'nde, Moskova Uluslararası İlişkiler Enstitüsü ŞİÖ Araştırma Merkezi'nde ve Rus Dışişleri Bakanlığı'nda müdür, Le Courrier International, 2 Ağustos 2007.