İslam Dünyası

http://www.islamdunyasi.com/index.pl?author_id=1878
E-Posta: info@islamdunyasi.com
Cuma, 11 Ocak 2008 - (14:46)

Annapolis Kararlarının İnfazı

Bush’un Ortadoğu seyahati Filistinlilerin büyük tepkileriyle ve protestolarıyla karşılandı.

HAMAS’ın çağrısıyla Gazze’de düzenlenen protesto gösterisine büyük bir kalabalık katıldı. Yapılan açıklamalarda da ziyaretin amacının İsrail işgal devletinin hesaplarına destek olduğuna dikkat çekilerek tepki gösterildi. Biz bu tepkilerin ve açıklamaların fazla ayrıntısına girmeden kendi değerlendirmelerimizi yapmak istiyoruz. Ancak söz konusu tepki açıklamalarında da önemli vurgular olduğunu hatırlatarak, özellikle Filistin Enformasyon Merkezi’nin Türkçe bölümünde(www.filistinhaber.com) ) yayınlanan haberlerden bu açıklamaları okumanızı tavsiye ediyoruz.
Bush’un Ortadoğu gezisi Annapolis Konferansı’nda alınan kararların infazı için atılmış bir adımdır. Söz konusu konferansta alınan kararların ana noktasını ise Filistin’de direnişin tasfiyesi, onun yerine işgalci Siyonistlerle işbirliği içinde bir sözde özerk yönetimin daha aktif duruma getirilmesi oluşturuyordu. Bunun başarılabilmesi için de işgale karşı direnişi savunan tüm oluşumların tasfiyesi, bu gibi oluşumların halkın desteğini elde etmelerinin tümüyle engellenebilmesi için “yasadışı” ilan edilmesi ve sadece işgalci Siyonist devletle işbirliğini savunan oluşumların “yasal” ve “Filistin tarafı” olarak lanse edilmesi gerekiyordu.
Bush da zaten, başkanlık koltuğunu terk etmeden önce işgalci Siyonist devletin geleceğini sağlama alma yönünde önemli bir adım atmış olabilmek için Annapolis Konferansı’nı planladı. Tam suya düşmek üzereyken Türkiye’nin devreye sokulmasıyla kurtarılıp icra edilen konferansın kararlarının infazı için de şimdi diplomatik ve siyasal ataklar gerçekleştirilmesine çalışılıyor.
Annapolis Konferansı kararlarının infazı için Mahmud Abbas yönetiminin daha aktif bir şekilde devreye sokulması ve işgal devletinin kullandığı kuvvetin aynısını özellikle İslâmî harekete karşı onun kullanmasının, bu konuda işgal devletiyle sınırsız bir şekilde işbirliği içine girmesinin sağlanması isteniyor. Bush’un işgal devleti yetkililerinden sonra Abbas’la ve elemanlarıyla görüşmesinin amacı da kendisine bu konuda talimatlar vermekti. Bush ayrıca işgal devletini zorlayan silahlı organların sayıca azaltılabilmesi için el-Fetih adına herhangi bir silahlı mücadelenin kalmamasını sağlamak istiyor. el-Fetih’in askerî kanadı durumundaki el-Aksa Şehitleri Birlikleri’nin tamamen dağıtılmasının kararlaştırılması da zaten Annapolis kararlarının infazıydı. Mahmud Abbas’ın ve Selâm Feyyad hükümetinin çabaları neticesinde el-Aksa Şehitleri Birlikleri’nin önemli bir kısmı dağıtıldı. Ama Bush’un bu kadarını yeterli görmediği ve el-Fetih’in tamamen siyasi harekete dönüştürülmesini, hiçbir şekilde işgalci Siyonist devletin uykusunu kaçıracak bir silahlı eyleminin olmamasını, böyle bir eyleme girişebilecek silahlı elemanının dahi bulunmamasını istediği anlaşılıyor.
Müslüman halklar Filistin’deki fitnenin son bulması için diyaloğun yeniden başlatılmasını isterken, ABD Başkanı Bush tam aksine fitnenin daha da derinleşmesini ve Abbas’ın adamlarının işgalcilerle işbirliğini artırarak, direnişten yana olanlara daha fazla yüklenmesini istiyor.
Abbas yönetimi eğer işgalci Siyonist devletle güvenlik ve istihbarat işbirliğini genişleterek sürdürürse Filistin’deki fitnenin kurutulması kolay olmayacaktır. Çünkü fitnenin ana sebebi zaten bu işbirliğidir. Gazze’deki fitnenin kaynağını da bu işbirliği ve işbirlikçilerin Filistin direnişini yıpratma çabaları oluşturuyordu. Bunu ABD ve onun başkanı Bush da biliyor. Dolayısıyla Filistinliler arasında diyaloğun başlatılmasının engellenmesi için işgalcilerle Abbas yönetimi arasındaki işbirliğinin daha da güçlenmesini ve genişlemesini istiyorlar. Bush’un ziyaretinin en önemli amaçlarından biri işte bunu gerçekleştirmek, bu doğrultuda Abbas yönetimine teşvikte bulunmak, talimatlar vermek ve kendisine ABD desteğinin devamının bu konuda istenenleri yerine getirmesine bağlı olduğunu bildirmektir.
Fakat şunu da belirtelim ki direniş Filistin’in bir gerçeğidir. Filistin direnişi bugün geldiği noktaya ABD desteğiyle gelmedi ki onun politikasından etkilenerek düşüşe geçsin. ABD yönetimi Filistin direnişinin ve özellikle İslâmî hareketin her zaman karşısında oldu. Zaten düşüşte olan taraf direniş değil, işgalci taraf, onunla işbirliği içine girenler ve onların arkalarında duran Amerikan emperyalizmidir.
Bush’un ziyaretinin bölgesel yönünü ve İran - ABD sürtüşmesiyle ilgili yanını da müteakip yazımızda ele alacağız inşallah.