İslam Dünyası

http://www.islamdunyasi.com/index.pl?author_id=247
E-Posta: info@islamdunyasi.com
Pazartesi, 12 Eylül 2005 - (09:55)

İmparatorluğun vaizi

Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez'e suikast düzenlenmesi gerektiğini öne süren Amerikan dini lideri Pat Robertson'un sözleri, tüm dünyada fırtına etkisi yarattı. İnsanlar, modern bir vaizin nasıl bir başka ülkenin liderinin ölümünü bu kadar açıkça isteyebileceğinin şaşkınlığını yaşadı.

Robertson ölüm çağrısını eski Yanki sözüyle yumuşatmak istedi: “Bu bir savaştan daha ucuz.”

İşte ekonomi!

Vaiz Robertson'un ve diğer Amerikan siyasi elitlerinin Chavez'e karşı antipati duymasının sebebi tamamen ekonomik. Dahası Roberson'un söylediği şey, ABD istihbarat servislerinin en üst düzey yetkilileri tarafından gizli kapaklı tartışılıyor. Çünkü Venezüella petrol yönünden zengin ve kaynaklarını Venezüellalıların ve bölge halklarının yararı için kullanmak istiyor.

Tüm dünyaya kendi istiridyesi gibi bakan bir imparatorluk için bu, tolere edilemez bir şey.

Vaiz Pat Robertson'un söylediği ne kiliseden gelen ruhani bir mesaj ne de İsa'nın humanist mesajıydı. Bu Latin Amerika halklarına aşağı insanlar olarak bakan bir imparatorluğun ve beyaz ırkçılığın siyasi ve ekonomik mesajı idi. Onlar, üslerinin isteklerine ve kaprislerine hizmet etmek için bulunan siyah ve kahverengi insanlar.

Robertson, güçlü bir siyasi ve kültürel figür. Orduda, Kongre'de ve Beyaz Saray'da milyonlarca kulağı var. Büyük ihtimalle onun mesajı bu kişiler için daha fazla anlam ifade ediyordu.

Latin Amerika tarihi, CIA'nın devlet başkanları, sendika liderleri, öğrenciler ve diğerlerine düzenlediği suikastlerin kırmızı kayıtlarından başka bir şey değildir. ABD, 'müttefiki' Dominik Cumhuriyeti Devlet Başkanı Rafael Trujillo'dan sıkıldığında onu Mayıs 1961'de öldürüverdi.

11 Eylül 1973'de ABD Şili'nin halkçı lideri Salvador Allende'nin ölümüne ve ülkeyi onyıllarca karanlığa mahkum edecek General Augusto Pinochet'nin yükselişine sebep olacak darbeyi finanse etti.

CIA, Nikaragua'yı kan ve ölüm sarmalına sokan 'kontralar' adı verilen terörist bir örgütü kurdu ve destekledi. Ronald Reagan tarafından “Amerika'nın kurucularına” benzetilseler de Nikaragua halkı için onlar, paraları dışarıdan gelen tecavüzcüler, işkenceciler ve seri katillerdi. 'Kontralar' devrik lider Anastasio Somoza'nın Ulusal Muhafızları'ndan kurulmuşlardı ve onlar tarafından yönetiliyorlardı.

Clara Nietos, “Latin Amerika ve ABD Saldırganlığı” adlı kitabında şöyle yazıyor:

“Kontralar kendi mahkemelerine, kendi cezaevlerine, kendi yargıçlarına ve infaz edilenleri gömdükleri kendi gizli mezarlıklarına sahiptiler. Başka cesetler nehre atılıyor ya da hiçbir iz bırakmaması için Nikaragua'nın iç kesimlerine gömülüyordu. Kadın mahkumlara her gün tecavüz ediliyordu. Bu tür bir vahşet, kontraları bile terörize etmişti.”

Eski ABD Başkanı Lyndon Johnson tarafından oldukça güzel ifade edildiği gibi, “Biz Karayipler'de lanet olası bir Cinayet Şirketi'nin başındayız.”

Robertson'un Chavez bir diktatör olduğu için ona karşı çıktığı iddialarına rağmen, ABD üç kıtada nesillerdir diktatörleri destekliyor.

Zaire'de Mobutu, Dominik Cumhuriyeti'nde Trujillo, Haiti'de Duvaliers, Filipinler'de Marcos, Panama'da Noriega, İran'da Şah ve Irak'ta Saddam Hüseyin gibi bu diktatörler, ABD'nin dostları ve beğenilen müttefiklerdi. Ta ki bağımsız hareket etmeye çalışana kadar.

Amerikan gözüyle, Chavez'in suçu bu.

Bu yüzden 'İmparatorluğun Vaizi' ölüm fetvası verdi.