İslam Dünyası

http://www.islamdunyasi.com/index.pl?author_id=305
E-Posta: info@islamdunyasi.com
Cuma, 23 Eylül 2005 - (12:56)

Kudüs Savaşı

Radikal Yahudileri Mescid-i Aksa'ya sokmayı başaran Şaron, Kudüs savaşı ve Gazze Şeridinden geri çekilme planı ile güttüğü amaca doğru esaslı ve aynı zamanda tehlikeli bir adım atmayı başardı.

Acaba Kudüs için son savaşın başladığını ve aynen belirlenen tarihte yani 6 Haziran'da başladığını söyleyebilir miyiz? Bu tarih, İsrail'in Araplara yönelik saldırıları için belirlediği tarihtir. 1967 savaşa ve Lübnan işgali de aynı tarihte gerçekleşti. Görünürde Kudüs'ü Şerif etrafında geçen gün vuku bulan çatışmalar sınırlıydı ancak çatışmalarla ilgili gelişmeler ve Ariel Şaron'un politikalarına bakıldığında bu olayın pek de geçici bir olay olmadığı ve gelecek çatışmalar konusunda bir uyarı olduğu anlaşılıyor. Gerçekte bu nokta oldukça tehlikeli bir planın başlangıcı olup hatta Şaron ve takımının yaptığı propagandalardan da daha tehlikelidir. Şaron ve çetesi radikal Yahudilerin Gazze Şeridi'nden geri çekilme planını engellemek için bu tür hareketlerde bulunduğunu ileri sürüyor. Aylardır geri çekilme planına karşı çıkan ve Kudüs'ü Şerif'te lanet olası 3. mabedin inşaatını savunan radikal Yahudilerin tehditleri tekrarlanıp duruyor. Ancak bu zümre geçen gün şeytanî planlarının bir bölümünü uygulamaya geçirdiler ve Siyonist polis gücünün desteği ile kutsal mekana girdiler. Bu saldırı Kudüs işgalinin 38. yıldönümü kutlaması veya İsrail'in Kudüs'ü bir bütün olarak ele geçirmesi şeklinde yorumlanmamalı. Gerçekte bu saldırı Şaron'un Kudüs için savaşı ve Gazze Şeridinden geri çekilme planının esas amacı çerçevesinde gerçekleşti. Yani geri çekilmeye karşılık Kudüs topraklarını tamamen yutmak ve tam işgalini gerçekleştirmek, bu arada batı yakasında Siyonist yerleşkeleri geliştirmek ve bölgeyi param parça etmek. Gerçekte geri çekilme planının esas amacı budur. Yani tüm bu laflar ve propagandalar basit bir senaryodan ibaret olup tek hedef, Kudüs'tür. Bu senaryonun bölümleri ise şöyledir:

Eski Kudüs'ün giriş bölümünde bulunan Selvan'ın Elbistan mahallesinde 88 evin yıkımı ile ilgili planlar hazırlamak ve bu evlerde yaşayan bin Filistinliyi evleri izinsiz inşa edildiği bahanesiyle yok etmek. Şimdi Siyonist buldozerler Kudüs kentinde işgal edildiği günden bu yana en büyük tahrip operasyonu için hazırlanıyor, ardından da Heykel olarak adlandırılan yeşil alan inşa edilmek isteniyor, bu da Selvan'ın tam tahribi için atılan ilk adımdır.

Senaryonun tamamlanması doğrultusunda Ebudeys'te utanç duvarının inşasının devam etmesi.

Doğu Kudüs'ü batı yakasından ayıran Mealim Edomin Siyonist yerleşkesinin genişletilmesi ve yerleşke içinde bir çok ev ve inşaatın yapımı.

Kudüs'ün kalkınma planı için 64 milyon dolar ayırmak. Şaron bu planın İsrail'in bu kente tam sultasını sağlamak, Siyonistlerin en önemli kentine dönüştürmek, turizm merkezi yapmak ve dış sermayeleri cezp etmek için hayata geçirilmek istendiğini açıkladı. Tüm bu hareketler kentin güvenlik, gelişme ve tarihi eserlerini korumak gibi bahanelerle Yahudileştirilmesi politikasının güçlü bir şekilde devam ettiği bir sırada yürütülüyor. Siyonistler ayrıca Filistin halkının yaşadığı bölgeleri parçalama ve birbiriyle coğrafi bağlarını koparmaya yönelik ırkçı eylemlerini de sürdürüyor ve şimdi Yahudi örgütler Siyonist yetkililerin Filistinlileri evlerinden kovmaya ve Yahudi yerleşim birimlerini inşa etmeye yönelik emirlerini uygulamaktan sorumlu bulunuyor ve gelecekte bu bölgeler eninde sonunda büyük Yahudi yerleşim bölgeleriyle birleşmesi planlanıyor. Tüm bunlar Siyonistlerin Filistin halkıyla gerçek barış peşinde olmadığını ve Gazze'den geri çekilme planının asla böyle bir amaç gütmediğini gösteriyor. Siyonistler bu planı hayata geçirerek tüm radikal Yahudileri Şaron'un amacına ulaşmasının hızlandırılması ve nihaî müzakerelerden önce Kudüs'ü Şerif'e musallat olması için seferber etmek istiyor. Bu planları Şaron'un daha önceden hazırladığı planları ve 2000 yılının Eylül ayında Mescid-i Aksa'ya düzenlediği şom ziyareti çerçevesinde değerlendirmek gerekir. Bu ziyaret bilindiği üzere Aksa intifadasının başlamasına sebep oldu ve Şaron da var gücüyle Filistinlileri katletmeye ve evlerini tarlalarını ve tüm varlıklarını ve utanç duvarını inşa etmeye devam etti. Eğer Şaron'un radikal Yahudileri Mescid-i Aksa'ya ulaştırmakla Kudüs savaşı ve Gazze Şeridi'nden geri çekilme planıyla güttüğü gerçek amacı doğrultusunda esaslı ve aynı zamanda tehlikeli bir adım attığını söyleyecek olursak pek abartmış olmayız. Şaron, şu anlamda Gazze Şeridi'nden geri çekilme planına güvence aramayı düşünen Bush yönetiminin gafletinden yararlanarak bu adamı attı ve hatta Bush'un Mahmut Abbas'la görüşmesi sırasında nihaî görüşmeleri olumsuz etkileyen Şaron'un tek yanlı eylemleri konusunda uyarıda bulunmasını göz ardı etti ve unutmuş gibi davrandı. Ancak daha da şaşırtıcı olan konu Şaron'un bu hareketleri Arap liderlerin derin bur uykuya kapıldığı bir sırada yapmasıydı. Bu liderler ancak Bush'u izliyor ve onları gelecek savaşın sonuçlarından kurtaracağını umuyor.