İslam Dünyası

http://www.islamdunyasi.com/index.pl?author_id=456
E-Posta: info@islamdunyasi.com
Salı, 27 Aralık 2005 - (11:09)

Filistin'den Notlar (23.12.2005)

Zindanda Belediye Başkanı

Batı Yaka'nın önemli şehirlerinden el-Bire'nin yeni belediye meclisi HAMAS'ın ileri gelenlerinden olan ancak işgalci siyonist devletin zindanında tutulan Cemâl et-Tavîl'i belediye başkanlığına seçti. Konuyla ilgili habere göre el-Bire'nin yeni belediye meclisi başkanı seçmek için dün akşam (22 Aralık 2005 Perşembe akşamı) belediye binasında toplandı. Toplantıya yeni belediye meclisine seçilen üyelerin tümü katıldı. Belediye meclisi üyeleri aralarında yaptıkları oylamada hâlen işgal devletinin zindanlarında tutulan Cemâl et-Tavil'i başkanlığa seçtiler. Onun birinci vekilliğine de yine HAMAS mensuplarından Ömer Hamâyil'i seçtiler. İkinci vekilliğe ise Hasan eş-Şeyh Kâsım seçildi.

HAMAS'ı temsil eden Değişim ve Islah listesi el-Bire belediye meclisinde 15 sandalyeden 9'unu kazanmıştı.

Ancak belediye başkanıyla iki vekilinin seçimi sadece bu listeden meclise giren üyelerin oylarıyla değil tüm üyelerin ittifakıyla seçildi. et-Tavil serbest bırakılıncaya kadar başkanlık görevini vekâleten yürütecek olan Ömer Hamâyil'in yaptığı açıklamaya göre belediye meclisi üyeleri mensubiyetleri ne olursa olsun başkanla iki vekilinin seçilmesinde aynı kişilere oy verdiler. Böylece bir oy birliği oluşmuş oldu.

İşgal devleti mahkemesinin Cemâl et-Tavil'e verdiği üç yıllık hapis cezası dolduğu halde siyonist yönetim onu serbest bırakmayarak tutukluluğunu idarî tutukluluğa çevirdi. İşgalci siyonist devletin yargı sistemindeki idarî tutuklama uygulaması Filistinlilerin haklarında herhangi bir mahkeme kararı olmadan zindanda tutulmalarına imkân veriyor. Altı aylık sürelerle verilen bu idarî tutuklama kararlarının tekrarına herhangi bir sınırlama getirilmiyor. Cemâl et-Tavîl'in idarî tutukluluk hali de son olarak 12 Ekim 2005 tarihinde uzatıldı. Bu kararla onun idarî tutukluluk hali üçüncü kez uzatılmış oldu.

İşgal devleti bundan önce ateşkes anlaşması karşılığında serbest bırakılacağı bildirilen 400 Filistinli tutsağın arasına Cemâl et-Tavîl'i de dâhil ettiğini açıklamasına ve serbest bırakılacakların en-Nakab çöl hapishanesinde toplanması kararına binaen et-Tavîl'in de oraya getirilmesine rağmen siyonist yönetim onu bırakmadı. Bu uygulamayla bir yandan hem et-Tavîl'in kendisine hem de ailesine işkence yapılırken, bir yandan da o Ufer hapishanesinden çok daha kötü şartların hâkim olduğu en-Nakab çöl hapishanesine nakledilmiş oldu. İşgal devleti onu daha önce buraya nakletmek istemiş fakat tutsakların isyan etmesi üzerine kararından vazgeçmek zorunda kalmıştı. Söz konusu serbest bırakma oyunuyla işte bu amacını da gerçekleştirme imkânı bulmuş oldu.

43 yaşında ve dört çocuk babası olan olan Cemal et-Tavil, 1992 yılında Lübnan'ın güneyindeki Mercu'z-Zuhur bölgesine sürgün edilenler arasında yer almıştı. İşgalci siyonist devletin HAMAS'ın beyin takımını Filistin dışına çıkarmak amacıyla gerçekleştirdiği söz konusu sürgünde Mercu'z-Zuhur'a gönderilenler, kendilerine birçok Avrupa ülkesinin sığınma hakkı vermesine rağmen kendi yurtlarına dönmekten başka bir çözümü kabul etmediklerini bildirmiş ve bunun için bir yıl süreyle mücadele etmişlerdi.

İrtibatlı Haberler:

Yine Tutukluluğu Uzatma Kararı
Cemal et-Tavil'e Zindan Eziyeti
İşgalcilerden Tutsaklara Psikolojik Eziyet

İşgalcilere Cevap Eylemleri

İşgalci siyonistlerin dün sabah (22 Aralık 2005 Perşembe sabahı) Nablus'ta gerçekleştirdikleri saldırıda üç direnişçiyi şehit etmelerine karşılık muhtelif intikam eylemleri gerçekleştirildi. Filistin Halk Kurtuluş Cephesi'nin askeri kanadı durumundaki Ebu Ali Mustafa Birlikleri tarafından 1948'de işgal edilmiş bölgede yer alan askeri noktaları hedef alan füze saldırıları gerçekleştirildi. Ebu Ali Mustafa Birlikleri tarafından yapılan açıklamalarda dün gece ve bu sabah 1948'de işgal edilmiş bölgede yer alan bazı noktalara birkaç füze saldırısı gerçekleştirildiği bildirildi. Verilen bilgilere göre Bureyc mülteci kampının doğusunda bulunan askeri helikopter pistine sekiz adet füze fırlatıldı. Ebu Ali Mustafa Birlikleri'nin açıklamasında bunun Nablus'taki cinayetlere karşı ilk intikam eylemi olduğu vurgulanarak: "İşgal güçlerinin izlediği cinayet politikası bizim direniş yolunda ilerleme konusundaki kararlılığımızı artırmaktan başka bir sonuç doğrumayacaktır" denildi.

Bir başka saldırı da el-Fetih'in askeri kanadı durumundaki el-Aksa Şehitleri Birlikleri tarafından gerçekleştirildi. Yapılan açıklamaya göre bu örgütün füze saldırılarında da yine 1948'de işgal edilmiş bölgede yer alan Sderot ve Kefar Izze yahudi yerleşim merkezleri hedef alındı. Bu eylemlerle ilgili olarak el-Aksa Şehitleri Birlikleri tarafından yapılan açıklamada da eylemlerin Nablus'taki korkakça cinayete bir cevap ve Gazze'nin derinliklerine yönelik cinayet saldırıları gerçekleştirme tehditlerinde bulunan işgal yönetimine bir uyarı olduğu dile getirildi.

İrtibatlı Haber:

İşgalcilerden Nablus'a Saldırı

Itaf Ulyan Tutuklandı

Filistin'in aktif kadın mücadelecilerinden olan ve daha önce zindanda çeşitli eziyetlere maruz kalan Itaf Ulyân işgalci saldırganlar tarafından dün gece yeniden tutuklandı. Kadınlar Arınma Cemiyeti'nin başkanlığını yürüten, birçok hayır projesinin başını çeken ve muhtelif sosyal ve sivil faaliyetlere öncülük etmesiyle ün kazanan, aynı zamanda Filistin'deki İslâmî hareketin kadın önderleri arasında yer alan Itaf Ulyan dün gece işgalci saldırganlar tarafından Ramallah'ta tutuklandı.

Itaf Ulyân da daha önce Cemâl et-Tavîl gibi peş peşe verilen idarî tutukluluk kararlarıyla uzun süre zindanda tutulmuştu. Daha sonra bunu açlık greviyle protesto ederek 25 gün açlık grevine devam etti. Bu grev sebebiyle sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine serbest bırakıldı.

Son olarak da hakkında herhangi bir mahkeme kararı veya suçlama olmaksızın tutuklanan Ulyân'ın emzikli bebeğinin olduğu bildirildi.

Bayan Ulyân'ın tutuklanmasına muhtelif insan hakları kuruluşları ve insanî yardım kuruluşları tepki gösterdi. Hukuk Çağrısı Merkezi tarafından yapılan açıklamada işgal devletinin Filistinlileri yıldırma amacına yönelik tutuklama politikasında bütün hakların ayaklar altına alındığı vurgulandı. Adı geçen merkez tarafından muhtelif uluslar arası kuruluşlara yapılan çağrıda işgal devletinin bu tutuklama politikasına derhal müdahale edilmesi istendi.

Uluslar arası Kızılhaç Teşkilatı da Itaf Ulyân'ın tutulduğu ortam hakkında bilgi edinilmesi için derhal ziyaret edilmesi, herhangi bir psikolojik veya bedensel işkence yapılmaması için müdahale edilmesi çağrısında bulundu.

İrtibatlı Haberler ve Yazılar:

Itaf Ulyan'ın Çilesi Itaf Ulyan'ın Açlık Grevi

 

Daha Geniş Kaynak için: www.vahdet.com.tr