İslam Dünyası

http://www.islamdunyasi.com/index.pl?news_id=4857
E-Posta: info@islamdunyasi.com
Cuma, 15 Şubat 2008 - (11:26)

Bu da karanlıkta kaldı!

Susurluk, Şemdinli, Eryaman ve Atabeyler olayında olduğu gibi, Danıştay cinayeti davası da derinlere inilmeden sona erdirildi. Cumhuriyet saldırısında kullanılan bomba ile Ümraniye'de ele geçirilen bombalar karşılaştırılmazken, Veli Küçük-Alparslan Arslan ilişkileri de incelenmedi.

Danıştay’a saldırı olayıyla ilgili dava önceki gün sonuçlandı. Tetiği çeken bir numaralı sanık Alparslan Arslan’la birlikte 4 sanık müebbet hapse mahkûm edildi. Barda yapılan saldırı planı çerçevesinde gerçekleştirilen Danıştay saldırısının provokasyon olduğunu, “başörtüsü için yaptım” diyerek örtmeye çalışan tetikçi Alparslan Arslan’ın, başörtüsüne özgürlük sağlanmasının gündemde olduğu şu günlerde son sözünde de “şeriat istiyorum” demesinin oyunun bir parçası olduğunu belirten uzmanlar, “Kaos çığırtkanlığı yapanlar ile tetikçinin amacı aynı” dediler.

TESADÜF DEĞİL

Sessizliğini karar gününe kadar bozmayan Danıştay tetikçisi Alparslan Arslan’ın şeriat istemesinin tesadüf olmadığını vurgulayan Hukukçular Derneği Başkanı Avukat Kamil Uğur Yaralı, kaos çağrısı yapanlar ile Arslan’ın sözlerindeki paralelliğe dikkat çekti. Yaralı, şunları söyledi: “Ergenekon ile birlikte ortaya atılan iddialar, darbe zeminin oluşmasına yönelik provokatif eylemler, çete üyeleri ile Arslan’ın ilişkileri gündemde tartışılırken, her iki davanın birleştirilmemesi hatalı olmuştur. Başörtüsü yasağının kısmen özgürlüğe kavuştuğu şu günlerde kaos çığırtkanlığı yapanlar ile tetikçinin sözleri arasındaki paralellik de dikkat çekicidir. Birileri iddialar atıyor ortaya ve o günlerde bir tetikçi çıkıyor sessizliğini bozarak, bir yerlerden talimat aldığını doğrularcasına ‘şeriat’ diyor. Sustu sustu da, böyle bir ortamda mı aklına şeriat geldi. Tetikçiyi kullanan güç ile kamuoyunda sanal korkular meydana getirmeyi amaçlayan tartışmaları başlatan güç arasında fark yoktur. Tek merkezden yönetildiği kesin. Bu dava tetikçiye ceza ile sınırlı tutulmamalı ve azmettiricilerin bulunması için Ergenekon ile bu saldırı arasındaki tüm bağlantılar araştırılmalıdır. Ergenekon tüm çıplaklığı ile ortada dururken, kimi medya kuruluşlarının haber değeri olarak algılamaması da manidardır.”

“ARKA PLAN VE BAĞLANTILARI NE OLACAK; ACİLEN KOMİSYON OLUŞTURULSUN”

Emniyet İstihbarat Dairesi eski Başkanı Bülent Orakoğlu ise, tarihten bugüne yaşanan siyasi cinayetlerin hepsinin yeniden incelenmesi için Meclis'in acilen komisyon oluşturması gerektiğini söyledi. Komisyon’da siyasiler, asker, savcılar ve emniyet mensuplarının yer alması gerektiğini vurgulayan Orakoğlu, “Hepimiz önceki gün bir olaya daha şahitlik yaptık. Alparslan Arslan yargılandı ve cezası verildi. Ancak bağlantılar ve arka plan yine karanlıkta kaldı. Üstelik Ergenekon yapılanması ortaya çıktığı anda… Bu cinayetlerin siyasi bir amaç ile işlendiği ve amacının sanal irtica tehdidini tırmandırmak olduğunu bilmeyen yok artık. Başörtüsü özgürlüğü tartışılırken, birileri sürekli ülkenin gerilim noktalarını kaşıyor; birileri ise siyasi cinayetlerini getirip şeriata yaslamaya çalışıyor. Oysa Arslan'ın muhafazakâr olmadığı gibi, bağlantılarına bakıldığında dindarlar ile alakası olmadığını görmek de mümkündür. Yaşantı şekli bile muhafazakârlıktan çok uzaktır. Tek amaç laik-antilaik kamplaşması meydana getirmektir. Ergenekon yapılanması ise buna en büyük örnektir” diye konuştu.

“TÜM SİYASİ CİNAYETLERİN HEDEFİ MUHAFAZAKÂRLAR OLDU”

“Ergenekon, iç savaş için senaryolar üretirken, Arslan ise gündeme göre sözler üreterek gerilimi tırmandırmak istemiştir” diyen Orakoğlu, şöyle devam etti: “İlk defa bir hükümet kararlı bir şekilde bu yapılanmaların üstüne gidince de çözülmeler başlamıştır. Ancak yetersizdir. Meclis; siyasi, asker, savcı ve emniyet personelinden oluşan bir komisyon kurmalı ve geçmişte işlenen tüm siyasi cinayetleri masaya yatırıp arka planının ortaya koymalıdır. Bahriye Üçok cinayeti ne ise, Danıştay saldırısı da odur. Her iki kanlı eylemde de muhafazakârlar suçlanmış ve sanal tehditler üretilerek ‘irtica hortladı’ diyen gruplar ortaya çıkmıştır. Danıştay saldırısında ise bu devlet makamlarında oturan kişilerce bile dillendirilmiştir. Oysa bu cinayetler, tek merkezden yönetiliyor ve amaç iç huzuru bozmaktır. Bu, NATO örgütlerinin planıdır.”

“BUNLAR NATO ORDULARI”

Artık güç odaklarının görülmesi için harekete geçilmesi gerektiğinin altını çizen Orakoğlu, “NATO’nun komünizm ile mücadele için kurduğu gizli birimler vardır. 27 Mayıs ihtilali sonrası bizde de bu yapılar oluşturuldu. Amaç komünizm iken, bu birimler insanları ve demokrasiyi hedef aldılar. Kuruluş amaçları yerine yasal olmayan ne iş varsa ona bulaştılar. Bu, gladio 16 NATO ülkesi içinde 14’ünde ortaya çıkarıldı ve müdahale edildi. Ama Türkiye ve Almanya’da bu yapılmadı. İşte Ergenekon yapısı bunun bir uzantısıdır. Siyasi cinayetler de bu tür yapılanmaların işidir. Devlet içerisinde etkileri vardır ve artık yeni kaos ortamları olmaması için arka planı çürütülmelidir” diye uyardı.

YİNE DERİNE İNEMEDİ

Daha önce kamuoyunun ilgi ile takip ettiği pek çok davaya bakan hakim Orhan Karadeniz, Danıştay davasında derinlere inemedi. Karadeniz, daha önce mahkeme başkanlığını yaptığı ‘Atabeyler’ davasında, "derinlere inemiyoruz" diye gündeme gelmişti.

Aslan Değirmenci’nin haberi

VAKİT